Doldurulan En Kötü Kap : Mide

   

Mikdam b. Ma’dikerib (r.a.) anlatıyor:

Allah Resûlü’nü (s.a.v.) şöyle derken dinledim:

“İnsanoğlu, midesinden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Bir kaç lokma belini dik tutmaya yeter. Eğer mutlaka midesini dolduracaksa, midesinin üçte birini yemeğe, üçte birini içmeye ayırsın ve diğer üçte birini de nefes alıp vermek için boş bıraksın.”

Tirmizî, İbn Mâce ve İbn Hibban 

Sevgili genç...

Bu nasihat seninle doğrudan ilgilidir. Kaldı ki bu nasihatı öncelikle uygulamaya layık tek insan da sensin. Çünkü insan, çocukluk ve gençlik dönemlerinde ‘bedensel’ olgunlaşmanın başlangıcında olur. Yâni bedenin iç ve dış organları gelişimini tamamlayıp olgunlaşmak, yerli yerinde düzgün olmak, kuvvetlenmek ve çevikleşmek için belirli bir beslenme programına ihtiyaç duyar.

Beslenmede aşırıya kaçan veya çok fazla ihmalkar davranarak kendini zayıflıkla karşı karşıya bırakırsan, bunun etkilerini çok küçük yaşlardan itibaren görürsün. Sana hastalıklar, ağrılar ve rahatsızlıklar musallat olur. Ayrıca bütün bunların, duygu ve düşünce üzerinde de kötü etkileri bulunmaktadır. Aynı şekilde bu olumsuz etkilerin kalıtım yoluyla aile çevresinde de meydana çıkması söz konusudur.

Erken yaşlardan itibaren önlem ve tedbirini alırsan, bu kötü etkilerden ve bunların neden olacağı hastalık, ağrı ve rahatsızlıklardan korunur, sıhhatli olursun. Beden ve akıl sağlığını korur, aile çevrende afiyet üzere yaşamını sürdürürsün. 

Hz. Peygamberin bu uyarı ve sakındırması mideye dâirdir. Çünkü mide hastalık yuvasıdır.

Mide yiyecek ve içecek deposu, besin fabrikası ve rahatlık ya da sıkıntı kaynağıdır. Nice tembellik, gevşeklik ve ağırlık duygusu, sevdiğin belirli bir yiyeceğe veya çok susadığın bir anda içeceğe, doymak bilmeyen bir obur gibi düşkünce ve müsrifçe atıldığın zaman sana musallat olmaktadır.

Hikaye olunur ki...

Süvarinin biri, çok önemli bir iş için çölde ilerliyoru. Elbisesi terden sırılsıklam olmuştu. Atı da ter içinde kalmıştı. Susuzluk süvarinin içini yakıp kavurmuştu... Bir müddet ilerledikten sonra uzakta bir çadır gördü. İçini kavuran susuzluk ateşini söndürecek bir içecek bulabilirim ümidiyle çadıra doğru ilerledi...

Çadırın kapısında genç bir bedevi Arap kızı onu karşıladı. Kız, yaratılıştan gelen ileri bir zeka sahibiydi. Bir bardak su getirdi. Ancak suyun yüzeyinde bir miktar çer çöp vardı... Susuzluktan içi yanan süvari suyu ağır ağır içmeye başladı. Bir yandan böyle ağır ağır suyu içerken, diğer yandan da boğazına kaçmasın diye parmak uçlarıyla suyun yüzeyindeki çer çöpleri ağzından uzaklaştırıyordu.

Adam suyu içmeyi bitirince genç kız, ona suya kanıp kanmadığını sordu. Eğer susuzluğu gitmiş ise Allah-u Teâlâ’ya hamdetmesini istedi. Fakat süvari kendisini, suyu doya doya içmekten alıkoyan çer çöpten dert yandı. Genç kız gülümseyerek ‘sendeki bu yorgunluk, ter ve susuzluğu görünce, suyun hepsini bir defada içip de kendine zarar verip eziyet etmeyesin diye onu ben kasten koymuştum’ dedi.

Süvari genç kızın zekasına ve uyanıklığına hayran oldu. Yaptıklarından dolayı teşekkür ederek oradan ayrıldı.

İşte bu Allah Resûlü’nün, aşırı susuzlukta ve diğer hallerde içeceği üç nefeste içmemizi bize sünnet kılmasıyla amaçladığı ve kastettiği şeyin ta kendisidir.

Şimdi birinin çıkıp da ‘Allah’ın Resûlü Abdullah oğlu Muhammed (s.a.v.) doktor muydu? Okuma yazma bile bilmeyen bir insan olduğu halde bu bilgileri nereden öğrendi? diye sorması haklı ve yerinde bir sorudur.

Bu soruya uzunca bir cevap vermek ya da ayrıntılı bir açıklama yapmak istemiyorum. Sadece şu kadarını söyleyeyim: ‘Bu, peygamberliktir!’ Hz. Peygambere iman eden, onu tasdik eden ve ona tabi olan insanlar için bu kadarı yeterlidir.

Sevgili genç,

Yüce Resûlün (s.a.v.) sünnetinin takipçisi olarak kendine, beden ve akıl sağlığına dikkat edip korumakla yükümlüsün.

Allah bütün salihlere velilik eder.

  hz-muhammed.net .::. www.hz-muhammed.net ; İslam Peygamberi, Hz. Muhammed (sav) hakkında hazırlanmış bir site. Bu sitenin hazırlanış amacı Peygamberimiz (sav)'i birçok yönüyle tanıtmak, onun ahlakını örnek alan insanlardan oluşan bir topluluğun ne kadar ü
  Haydi Gençler İlim Öğrenmeye
Namaz ve Ruh Temizliği
Helal Kazanç
İnsan İçin En İyi Arkadaş: Kur’an
Genç Kız Bedenini Örtmeli
Allah’ın Rahmetinden Mahrum
Ellerinizi Doğru Kullanın
Önünüzden Yiyin
Doldurulan En Kötü Kap:Mide
Hamd ve Şükür Edin
Birlikte Yaşadığınız Kişilere Karşı Katı Olmayın
Kötülükleri Değiştirelim
Boş Gezen İnsanlarla Birlikte Olmak
Hayırda Yardımlaşmak
İntihar Cinayetttir
Anne Babaya İyilikte Bulunmak Cihad Hükmündedir
İslamî Şahsiyet, Her Türlü Durumda Olumlu Ve Yapıcı Rol Oynar
Haya İmandandır
Güzel Ahlâk, Olgun İmanın Göstergesidir
İslam Yumuşaklık Dinidir
İyilik ve Takvada Yardımlaşmak
Selâmı Almak
Hastayı Ziyaret Etmek
Cenazeyi Uğurlamak
Davete İcabet Etmek - Aksırana Dua Etmek
İzin İstemek, İslam’ın Ziyaret Âdâbındandır
Yalan Her Fenalığın Başıdır
İmanınızı Her Gün Tazeleyin
Beş Vakit Namazı Kılmak
İtaat Etmek
İnsanlardan Hiçbir Şey İstememek
Kıskançlık Yapmayın
Öfkelenmeyin
Abdest Almak
İslam İnsanın Dış Görünümüne de Önem Verir
Yoldan Önce Yoldaş
Allah İçin Sevmek
Allah’ın Kullarına Karşı Büyülenmekten Sakının
Ömür, Gençlik, Mal ve Bilgimizden Sorumluyuz
Şükür, Allah’ın Hakkıdır
Gençler Büyüyünceye Kadar Yeriniz Burası
Her Türlü Şefkatin Kaynağı: İslâm
Müslümanın Malı ve Canı Korunmuştur
İlim Öğrenmekteki Gayeniz Hakk’a Hizmet Olun
Sonsöz