www.hz-muhammed.net Homepage
   
- Sadece  ve Sadece Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hakkında Konu Paylaşılmasına İzin Verilecektir.
- Kul Hakkını ve Telif Yasasını İhlal Edici İçerik Eklenmesi Yasaktır.
KUTLU DOĞUM AYI GELDİ.
Şimdi SLAVAT ve HATİM lerimizle; PEYGAMBER EFENDİMİZ'e VEFA ZAMANI
  2009 (Okunan) 2010 (Okunan)   2011 (Hedef) 2011 (Okunan) 2011 (Kalan)
Salavat 1.268.640 1.247.200   1.000.000 80.000  
Hatim 4 Hatim 6 Hatim   5 1. Hatim  
2011 Yılı Kutlu Doğum Ayı HATİM Kampanyamıza Katılır mısınız ?

2011 Yılı Kutlu Doğum Ayı SALAVAT Kampanyamıza Katılır mısınız ?

Forum Home Forum Home > EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED HAKKINDA KAYNAKLAR > SİZDEN GELENLER > Sizin, Kendinizin Makaleleri & Yazıları
  New Posts New Posts RSS Feed - ALLAH SEVGİSİ VE KORKUSU BİR ARADADIR..
  FAQ FAQ  Forum Search   Register Register  Login Login

ALLAH SEVGİSİ VE KORKUSU BİR ARADADIR..

 Post Reply Post Reply
Author
Message
sevgi-gülü View Drop Down
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Joined: Ekim 09 2009
Status: Offline
Points: 202
Post Options Post Options   Thanks (0) Thanks(0)   Quote sevgi-gülü Quote  Post ReplyReply Direct Link To This Post Topic: ALLAH SEVGİSİ VE KORKUSU BİR ARADADIR..
    Posted: Ocak 15 2010 at 23:04
Bazı insanlar, din ahlakını yaşamak ve Allah'ın razı olacağı bir insan olmak için yalnızca Allah sevgisinin yeterli olduğunu zannederler. Ancak Allah Kuran'da, razı olduğu takva sahibi kullarının, Allah'ı çok sevmelerinin yanında, Kendisi'nden güçlerinin yettiği kadar korkup sakındıklarını bildirmektedir. Allah'ı tüm sıfatlarıyla tanıyan, O'nun büyüklüğünü gereği gibi takdir edebilen, akıl ve vicdan sahibi her insan, Allah'tan gücü yettiğince korkup sakınır. Allah, Kendisi'nden korkup sakınan kullarına doğru ile yanlışı birbirinden ayırt edebilme yeteneği verir; Allah'ın sınırlarına eksiksiz olarak uyması, daima vicdanına göre hareket etmesi için ona güç kazandırır. Allah, iman edenler üzerindeki bu nimetini Kuran'da şöyle bildirir:

Ey iman edenler, Allah'tan korkup-sakınırsanız, size doğruyu yanlıştan ayıran bir nur ve anlayış (furkan) verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah büyük fazl sahibidir. (Enfal Suresi, 29)

Örneğin, Allah'tan korkup sakınan bir kişi asla yalan söylemez. Çıkarları zedelense de, aksinde Allah'ın rızasını kazanamamaktan ve O'nun kendisine verebileceği karşılıktan korkup sakınır ve dürüst davranır. Bir anlık bir gaflet sonucunda yanlış bir şey söylese bile, hemen günahından dolayı Allah'a tevbe eder ve hatasını düzeltir. Bunun gibi, bir insanın, çok büyük bir ihtiyaç içindeyken bile, haram yollardan para kazanmaya asla yanaşmaması da, yine onun Allah korkusundandır.

Allah korkusu olmayan her insanın kendine göre bir sınırı vardır; o sınıra kadar dürüst ve doğru olsa bile, bir yerden sonra nefsine göre hareket eder. Allah'tan korkup sakınan bir insan ise, ne kadar zor durumda kalırsa kalsın, hiçbir zaman için Allah'ın razı olmayacağı bir yolu seçmez. Bir zorlukla karşılaştığında Allah'a dayanıp güvenir, kendisine bir çıkış yolu göstermesi için Rabbimiz'e dua eder ve tevekkül eder.

Allah kullarını seven, onlar için güzellik dileyen, onları bağışlayan, merhamet eden, onlara yardım eden ve karşılıksız olarak lütufta bulunandır. Müşrikler ve inkar edenler ise Allah'ın rahmetinden uzak tutulmuşlardır. Sonsuz adalet sahibi olan Rabbimiz, Kendisi'ne samimi bir kalple iman eden salih kullarını dünyada ve ahirette rahmetiyle ödüllendirecek, inkarda direten kimselere ise cehennem azabıyla azaplandıracaktır.

Gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istiva eden O'dur. Yere gireni, ondan çıkanı, gökten ineni ve ona çıkanı bilir. Her nerede iseniz, O sizinle beraberdir, Allah, yaptıklarınızı görendir.
(Hadid Suresi, 4)




Rabbimiz'in sonsuz gücünü ve ahiretteki sonsuz azabı gereği gibi takdir edebilen bir insan, hayatının her anında, yaptığı her işte Allah'tan içi titreyerek korkar. Bu korkusundan dolayı Rabbimiz'in razı olmayacağı bir tavır içerisine girmekten titizlikle kaçınır. Ancak bir yandan da, Allah'a samimi bir sevgi ve sadakatle bağlanmış olmasından dolayı, Allah'ın, hatalarını bağışlayıp tevbelerini kabul edeceğini, Allah'ın rızasını kazanmak için gösterdiği ciddi çaba nedeniyle kendisini cennetiyle mükafatlandıracağını umar. Kuran'da iman edenlerin bu ahlakı şöyle bildirilmektedir:

Gerçek şu ki, Rablerinden gayb ile (O'nu görmedikleri halde) içleri titreyerek-korkanlara gelince; onlar için bir mağfiret (bağışlanma) ve büyük bir ecir vardır. (Mülk Suresi, 12)

Ey iman edenler, Allah'tan nasıl korkup-sakınmak gerekiyorsa öylece korkup-sakının ve siz, ancak Müslüman olmaktan başka (bir din ve tutum üzerinde) ölmeyin. (Al-i İmran Suresi, 102)

Allah'ı gerçekten seven her mümin, Allah'ın azabından, Allah'ın hoşnutluğunu ve sevgisini kaybetmekten büyük bir korku duyar ve bu nedenle hayatı boyunca çok ciddi ve samimi bir çaba içerisinde olur. Allah Kuran'da bu ahlakı yaşayan müminleri şöyle müjdelemektedir:



Kim de ahireti ister ve bir mümin olarak ciddi bir çaba göstererek ona çalışırsa, işte böylelerinin çabası şükre şayandır. (İsra Suresi, 19)
Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey!Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak'tan mı? Ne boş zahmet...HZ MEVLANA
Back to Top
erkindagdelen View Drop Down
Yönetici
Yönetici


Joined: Ekim 24 2008
Location: Malatya
Status: Offline
Points: 272
Post Options Post Options   Thanks (0) Thanks(0)   Quote erkindagdelen Quote  Post ReplyReply Direct Link To This Post Posted: Ocak 16 2010 at 04:59
albimizi iman ve Kur'ân nuruyla nurlandır, Allah'ım. Allah'ım, Sana karşı fakrımızla bizi zengin kıl; Senden istiğnâ ile bizi fakir düşürme. Biz kendi havl ve kuvvetimizden teberrî edip Senin havl ve kuvvetine iltica ettik. Sen de bizi, Sana tevekkül edenlerden eyle. Bizi nefsimize terk etme. Bizi hıfzınla koru. Bize ve erkek, kadın bütün mü'minlere rahmet et. Kulun, nebîn, safiyyin, halilin, mülkünün cemâli, masnuatının melîki ve sultanı, inâyetinin gözbebeği, hidayetinin güneşi, hüccetinin lisanı, rahmetinin misali, mahlûkatının nuru, mevcudatının şerefi, mahlûkatının kesreti içinde vahdetinin sirâcı, kâinatının tılsımının kâşifi, saltanat-ı rububiyetinin dellâlı, marziyyâtının mübelliği, Esmâ-i Hüsnânın hazinelerinin tarif edicisi, kullarının muallimi, âyetlerinin tercümanı, cemâl-i rububiyetinin aynası, Senin görülüp gösterilmene vesile olan, habîbin ve âlemlere rahmet olarak gönderdiğin resulün olan Efendimiz Muhammed'e, bütün âl ve ashâbına, kardeşleri olan nebî ve resullere, melâike-i mukarrebîne ve sâlih kullarına salât ve selâm et. Âmin.
(bediüzzaman)
Back to Top
sevgi-gülü View Drop Down
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye


Joined: Ekim 09 2009
Status: Offline
Points: 202
Post Options Post Options   Thanks (0) Thanks(0)   Quote sevgi-gülü Quote  Post ReplyReply Direct Link To This Post Posted: Ocak 17 2010 at 11:19
allah razı olsun....amiin...
Kimden kaçıyoruz, kendimizden mi? Ne olmayacak şey!Kimden kapıp kurtarıyoruz, Hak'tan mı? Ne boş zahmet...HZ MEVLANA
Back to Top
 Post Reply Post Reply
  Share Topic   

Forum Jump Forum Permissions View Drop Down

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.17
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.