www.hz-muhammed.net Homepage
   
- Sadece  ve Sadece Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hakkında Konu Paylaşılmasına İzin Verilecektir.
- Kul Hakkını ve Telif Yasasını İhlal Edici İçerik Eklenmesi Yasaktır.
KUTLU DOĞUM AYI GELDİ.
Şimdi SLAVAT ve HATİM lerimizle; PEYGAMBER EFENDİMİZ'e VEFA ZAMANI
  2009 (Okunan) 2010 (Okunan)   2011 (Hedef) 2011 (Okunan) 2011 (Kalan)
Salavat 1.268.640 1.247.200   1.000.000 80.000  
Hatim 4 Hatim 6 Hatim   5 1. Hatim  
2011 Yılı Kutlu Doğum Ayı HATİM Kampanyamıza Katılır mısınız ?

2011 Yılı Kutlu Doğum Ayı SALAVAT Kampanyamıza Katılır mısınız ?

Forum Home Forum Home > EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED HAKKINDA KAYNAKLAR > SİZDEN GELENLER
  New Posts New Posts RSS Feed - "Filistin'de Neler Oluyor?"
  FAQ FAQ  Forum Search   Register Register  Login Login

"Filistin'de Neler Oluyor?"

 Post Reply Post Reply
Author
Message
servet View Drop Down
Yönetici
Yönetici


Joined: Nisan 23 2007
Location: Van
Status: Offline
Points: 1066
Post Options Post Options   Thanks (0) Thanks(0)   Quote servet Quote  Post ReplyReply Direct Link To This Post Topic: "Filistin'de Neler Oluyor?"
    Posted: Temmuz 01 2007 at 19:58
"Filistin'de Neler Oluyor?"< id=pgZoom style="WIDTH: 57px" =pgZoomChange() align=right name=pgZoom> < value=50%>50% < value=75%>75% < value=100% ed>100% < value=125%>125% < value=150%>150% < value=175%>175% < value=200%>200%
Özgür-Der Genel Başkanı Hülya Şekerci ve araştırmacı-yazar Ahmed Varol'un konuşmacı olarak katıldığı "Siyonistin İşgalin 40. Yılında Filistin'de Neler Oluyor?" başlıklı seminer Eyüp Sultan Center'da gerçekleştirildi.
Kudüsyolu ve Kardelen-Der tarafından organize edilen seminere ve seminer sonunda gerçekleştirilen mini kermese yoğun ilgi gözlenirken, konuşmacılar Hülya Şekerci ve Ahmet Varol'a Özgür Kudüs davasına olan hizmetlerinden dolayı Kudüsyolu adına Kudüsyolu Genel Yayın Yönetmeni Muhammed Cihad Saatçıoğlu ve Kardelen-Der Başkanı Hüda Kaya tarafından şükran plaketleri sunuldu.

Seminer en son Nureddin Şirin tarafından edilen dua ile son buldu.

Hülya Şekerci'nin Konuşmasından Kesitler...

Başta Filistin direnişi ve direnişçileri olmak üzere tüm İslam cephelerine selam ederek konuşmasına başlayan Hülya Şekerci: "İşgal bölgelerinde sadece trajedi yok, trajedinin yanı sıra kadınıyla erkeğiyle güçlü bir direnişimiz de var." dedi.

Filistin direnişinin herkes tarafından bilindiğini, tüm insanlık için okul olduğunu, bu okuldan alınması gereken dersler olduğunu söyleyen Hülya Şekerci, Filistin'de sadece trajedinin yaşanmadığını belirtti.

Hülya Şekerci: "Filistin'de trajedinin yanı sıra bir de direniş var. Çocukalr tankların önünde durarak taş atıyor. Filistinliler liderlerini korumak için kadın-erkek demeden liderlerinin önünde siper olmaktadırlar." dedi.

Emperyalizmin kendi işçisi öldürüldüğünde dahi kınama yayınlayamayacak duruma düşmesini eleştiren Şekerci, işbirlikçiliğin çözüm olmadığını, egemenlere el verildiği zaman kolun da kaptırıldığını söyledi.

Şekerci ayrıca Filistin'de yaşananların "kardeş kavgası" değil, dış destekli bir saldırı olduğunu vurgulayarak "Açlığın, işsizliğin zirvede olduğu, 60'tan fazla kadının barikatlarda doğum yaparken çocuklarını kaybettiği bir zamanda kadınlı erkekli tüm Filistinlilerin direnişi, olağanüstü güzelliktedir. " dedi.

"Çocuklarınızı ideolojik yetiştirmeyin, savaş sahneleri izletmeyin" yönündeki tavsiyelere sert tepki gösteren Şekerci, "Filistin'de her an İsrail'in bombalarına, kurşunlarına hedef olan çocuklara öneriniz nedir?" dedi.

Filistinli Müslüman kadınların, direnişte aktif görev aldıklarını belirten Şekerci, geleneksel yapılanmadaki kadın anlayışının tarihin tozlu sayfalarına kapandığını, Nebevi metodun yeniden hayat bulduğunu söyledi. Şekerci, Filistinli kadınların bizzat çatışmalarda, eylemlerde, çocuğunu kucağına alacağı dönemde, bombayı beline bağlayarak şehadet eylemi düzenleyebildiğini ifade etti.

Siyonist katliamları, maç izler gibi "Haydi aslanlarım dayanın" tarzındaki sözlerin bize yakışmadığını belirten Şekerci, her neredeysek mutlaka yapacağımız bir şeylerin olduğunu söyledi. Sadece Filistin'i gündemleştirmekle de sorumluluğumuzu yerine getirmiş olamayacağımızı vurgulayan Şekerci, hükümetlerin değişmesine rağmen askeri, iktisadi ve siyasi alanda İsrail'le anlaşmaların devam ediyor olmasına dikkat çekti.

Ahmed Varol'un Konuşmasından Kesitler

Fitnecilerin saldırı-işkence görüntülerini ve darbecilerin işbirlikçiliklerini tescilleyen belgeler içeren kısa bir sinevizyon gösterimden sonra mikrofonu alan Ahmet Varol 'Filistin'de fitne' gerçeklerini tüm detaylarıyla gözler önüne serdi.

Tüm İslam ümmetinin birleşerek zulme ve işgale karşı direneceği zeminlerin oluşturulması gerektiğini vurgulayarak konuşmasına başlayan Ahmed Varol; "İki Müslüman toplumun birbiri ile anlaşamaması durumunda ilahi emir gereği aracılık yapılması gerekir. Şayet bu iki Müslüman topluluktan birisi diğerine aşırılık yaparsa aşırılık edene karşı güç kullanılmalıdır. Adaletin hakim olması için zor kullanmak gerekmektedir. Adalet hakim kılınamıyorsa kuvvet devreye girer. Ayrıca adaletin hakim olması için güçler birleştirilmelidir. Şeyh Ahmed Yasin de bu düşünceye destekler nitelikte görüş beyan etmiştir. İşte her iki toplumun kardeş olduğu bir dönemde dahi, aşırılı taraftarlarına, fitne çıkartanlara güç kullanılması talebi vardır. Bununla birlikte Filistin'de çatışma içinde bulunanları kardeş olarak değerlendiremezsiniz. Çünkü Filistinliyi katleden, İsrail'in hesabına çalışan bir gurup vardır. Bunun bir çok örneği var. Olmert, Dahlan'ın Gazze'de çökertildiği zaman el-Münteda'nın fitnecilerin elinden düşmesini Lahud ordusunun çöküşüne benzetmiştir. Olmert bu tespiti ile bir gerçeğe işaret ediyor. Belki de bu Olmert'in en samimi itirafı idi. Bu ordu nedir? Bu ordu, Hristiyan asıllı bir Lübnanlı liderliğinde İsrailliler tarafında kuruldu. Bu ordunun amacı ise Hizbullah'a karşı İsrail'i korumak idi. Bu ordu içerisinde Lübnan'lı milisler de vardı. 2000 yılında işgalciler Lübnan'dan atılınca Sela milisleri Lübnan'da barınamadılar. İsrail bunlara kucak açtı ve bu adamlara sahip çıktı. Lübnan'daki durumun aynısı burada da gerçekleşmiştir. Gazze'de çökertilen mafya, işgalci İsrail sahil güvenlik güçleri tarafından Mısır'a götürüldü. Diğer bir kısmı ise İsrail askerleri eşliğinde Batı Şeria'ya taşındı. Gazze ile Batı Şeria arasındaki geçişler Aksa intifadası ile Şaron tarafından kapatılmıştı. İki bölge arasında 60- 70 km mesafe vardır. Peki hala kardeş kavgasından söz edebilecek misiniz? Ortada meşru güce karşı silah ve para ile desteklenen savaşçılar vardır.

Durum böyle iken dahi Hamas, siyasi çözümü önerdi. Filistinliler arasında çatışma olmaması için çalıştı. Hamas "Bizim koltuk derdimiz yok. Ama bizlerden de ilkelerimizden taviz vermemizi beklemeyin" dedi. Hamas'ın ilkeleri arasında; Filistin'in bütünlüğünün korunması, Oslo ve buna bağlı olarak imzalan anlaşmaların kabul edilmemesi, işgal varoldukça direnişin de meşruiyetini koruyacağı, kadro için kavgaya girmeyeceği, kimliğinin İslami olmasının terk edilmeyeceği yer almaktadır.

Filistin idaresi, özellikle 12 yıldır el-Fetih'in elindeydi. 2006 yılına kadar bütün kadrolar, silahlı güçler el-Fetih'in kontrolündeydi. Hamas ekonomi, siyasi ve kadro kavgası içerisinde değildir.

---------------------------------

Pazartesi akşamı ateşkes anlaşması olduktan sonra ertesi gün daha bir gün bile geçmemişken Heniyye'nin evine saldırıldı. Diğer yandan suikast düzenlenecek kişilerin isimleri yayınlandı. İsrail'in hazırladığı bu liste, Dahlancılar tarafından bizzat hazırlanmıştır. Şayet İsrail bu listedeki kişilere bir suikast düzenlese bunun bir maliyeti olacak. Sderot'taki durum ortadadır.

Hamas bunun üzerine Dahlancılara ultimatom verdi. Tüm silahlı güçlerin silahlarını teslim etmesini, güvenlik güçlerinin olduğu binaları boşaltmalarını istedi. Hamas, onlara "Sizinle kavga etmek istemiyoruz" dedi. Buna rağmen, olay dünya kamuoyunu yanlış aksettirildi.

Hamas'a bağlı 21 bin silahlı kuvvet var. Bunlardan 6 bin tanesi Tenfiz kuvvetleri, 15 bin tanesi de İzzeddin el-Kassam birlikleridir. Karşı tarafta ise Dahlan'ın kontrolünde 35 bin, 30 bin polis ve 4 bin de Abbas'ın özel koruma gücü vardır. Bunların yarısı, Hamas'ın silahlarınızı teslim edin çağrısına uyarak, geri çekildiler. Niye çekildiler? Çünkü ortada bir direniş değil çete vardır. Hiçbir zaman para candan tatlı değildir. Hamas'ın verdiği 24 saatlik süre dolunca, 21 bin kişilik kuvveti ile Abbas'a bağlı güvenlik merkezlerine operasyon düzenlemeye başladı. Buralarda anlatıldığı gibi şiddetli değil kısmi yerlerde ufak çaplı çatışmalar yaşanmıştır. Şayet anlatıldığı gibi şiddetli çatışmalara yaşanmış olsaydı ölenlerin sayısı bu kadar az olmazdı. Dahlan bir sağına bir de soluna baktı. Ama hiç kimseyi etrafında göremedi. İsrail'e telefon ederek kendisinin de çekildiğini bildirdi. Bazıları onun Batı Şeria'a olduğunu söylüyor şimdi.

-----------------------------

Semih Medhun öldürülmeden önce "Silahlı yada silahsız tüm Hamaslıları öldürün" demişti. Bu adam da kaçmak için yola çıkmıştı. Ancak Medhun, medfun oluverdi. Bu çete bir buçuk günde dağıtıldı. Bu talimat salı sabahı verildi. Tüm güçleri çökertildiği zaman ise Perşembe günü akşamıdır.

Varol, ismini vermediği bir gazetede yayınlanan haberleri de eleştirdi. Gazze'de insanlar yüksek binalardan atılıyormuş. Bir kadın "Benim çocuğum 14. kattan aşağıya atıldı" dedi. Bunların kimler tarafından yapıldığı malumdur. Ancak burada da saptırmalar söz konusu. Zaten bütün bu olaylardan, bu işkencelerden dolayı bu hale gelindi. Şayet bu olaylar olmasaydı, siyasi bir anlaşmaya varılabilirdi.

Hamas'ın ele geçirdiği el-Munteda'da yerin altında 4 katın olduğu tespit edildi. Ancak hiçbir batılı, bu 4 katta senelerdir işkence gören insanların tutulmasından söz etmiyor. Hiç ışık girmeyen bu hücrelerden tutukluların kurtarılması dahi bu operasyonu haklı kılar. Hamas, buralarda binlerce silah ele geçirdi. Bu silahlar nereden geldi. Hamas, silah yüklü 11 tırdan oluşan konvoya operasyon düzenlediği zaman Dahlan, bu tırlarda silah olmadığını iddia etmişti. Dahlan'ın yalanı bir kez daha ortaya çıkarıldı.

--------------------------------

Hamasistan diye bir şey ortaya atıldı. Bir yabancı gazeteci bindiği taksi şoförünün "Burası artık Hamasistan oldu" dediğini söylemektedir. Bu tabirin aslı Farsçadır. Arapçada böyle bir kaide yoktur ve hiçbir Arap bu tabiri kullanmasının da mümkünü yok.

Hamas'ın Filistin'i ikiye böldüğü yönündeki haberlerin de aslı yoktur. Filistin zaten işgal gerçeği tarafından birkaç parçaya bölünmüş durumda. Hamas zaten bu parçaları bütünleştirmek için çalışıyor. Bölünmenin sebebi Hamas değil işgaldir. Bu sebebi kaldırmak ise tüm ümmetin görevidir.

Filistin'deki sorununun el-Fetih-Hamas arasında değil işbrilikçi çetecilerle olan bir mücadeledir. Mafya usulü çalıştıkları için Hamas karşısında fazla bir direnç gösteremediler. Ortada bir hakimiyet mücadelesi olsa bile bu mücadeleyi verenler Hamaslılar değildir. Kavgayı kimin çıkardığına bakmak lazım. Şayet Hamas, hakimiyet mücadelesi verseydi bunu el-Fetih iktidarda iken vermesi gerekirdi. Hamas şuan zaten iktidarda. Neden iktidar mücadelesi versin ki? Çeteler ise hakimiyeti meşru güç ile alamayınca silah zoru ile alamaya kalkıştılar. Bunu neden görmüyorsunuz? " dedi.

Şarm eş Şeyh'deki zirveye ve Ortadoğu dörtlüsünün toplantılarına da değinen Varol "Hamas'ı yok sayacak anlaşma yapmaya karar vermişler. Hamas'ın arkasında halk var. Filistin'in %80'i Hamas'ı destekliyor. Filistin Hamas'tır. Hamas'ı yok saymak Filistin halkını yok saymaktır. Hamas'sız bir formül olamaz." dedi.
velfecr.com
Back to Top
 Post Reply Post Reply
  Share Topic   

Forum Jump Forum Permissions View Drop Down

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.17
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.