www.hz-muhammed.net Homepage
   
- Sadece  ve Sadece Peygamber Efendimiz (s.a.v) Hakkında Konu Paylaşılmasına İzin Verilecektir.
- Kul Hakkını ve Telif Yasasını İhlal Edici İçerik Eklenmesi Yasaktır.
KUTLU DOĞUM AYI GELDİ.
Şimdi SLAVAT ve HATİM lerimizle; PEYGAMBER EFENDİMİZ'e VEFA ZAMANI
  2009 (Okunan) 2010 (Okunan)   2011 (Hedef) 2011 (Okunan) 2011 (Kalan)
Salavat 1.268.640 1.247.200   1.000.000 80.000  
Hatim 4 Hatim 6 Hatim   5 1. Hatim  
2011 Yılı Kutlu Doğum Ayı HATİM Kampanyamıza Katılır mısınız ?

2011 Yılı Kutlu Doğum Ayı SALAVAT Kampanyamıza Katılır mısınız ?

Forum Home Forum Home > EFENDİMİZ HZ.MUHAMMED HAKKINDA KAYNAKLAR > YAZILI KAYNAKLAR > Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v) İle İlgili Şiirler
  New Posts New Posts RSS Feed - SEN VARDIN YA RASULALLAH
  FAQ FAQ  Forum Search   Register Register  Login Login

SEN VARDIN YA RASULALLAH

 Post Reply Post Reply
Author
Message
servet View Drop Down
Yönetici
Yönetici


Joined: Nisan 23 2007
Location: Van
Status: Offline
Points: 1066
Post Options Post Options   Thanks (0) Thanks(0)   Quote servet Quote  Post ReplyReply Direct Link To This Post Topic: SEN VARDIN YA RASULALLAH
    Posted: Haziran 13 2007 at 19:30

Sen hep vardın

Ya Rasulallah!

 

İlk önce Hz. Adem'de,

İki kaşının ortasında

Bir münevver parladı.

Sonra başını kaldırdı

Hz. Adem.

Arş'ta Ahmed,

Arz'da Muhammed.

Sen olmasaydın

Kâinâtı yaratmazdı Rahmet...

 

Ve cennetten çıkarıldı

Hz. Adem.

Münâcâtında

Yine sen vardın

Ya Rasulallah!

 

“Ya Rab!” diyordu,

"Beni sevgilin, Habib’in, Rasul’ün

Hürmetine affet."

Mukaddes duaya cevap ise;

“Ya Adem!

O!.. Benim için insanların

En hayırlısı...

Değil mi ki;

Benden O’nun hürmetine af istedin

Suçunu bağışladım.”

 

Senin nurun ya Rasulallah,

Şûbelerin en hayırlısına

En pakına geçerek geldi,

Taşıyıcıların hepsi temizdi.

En temizine nakledildi

Abdullah;

Ahiriydi.

 

Ve Amine...

Abdi Menafoğlu Vehb’in kızı

Amine...

Soylulukta en engin,

Manaca en emin

Amine...

Sana iki aylık gebe,

Abdullah ise

Cenazesi Medine'de...

 

Sene 571.

Nisan ayının yirminci günü.

Pazartesi sabaha doğru

Mekke ufukları ağarıyordu.

İran kisrasının on iki burcu,

Çökün!..

Ahmet geliyor,

Taberiye gölü,

Yerin dibine geç!..

Muhammed geliyor.

Bin yıldır yanan ocaklar

Sönün!..

Bu aleme rahmet geliyor.

Efendimiz;

Fahri kâinat geliyor.

 

Halime'nin şefkatinde,

Abdulmuttalib'in merhametinde,

Ebu Talib'in himayesinde,

Yine sen vardın

Ya Rasulallah!

 

Memuriyetin

Gökten gelen Devlet'in

Derken

Başladı İslam'a gizli davetin.

Hak yoluna giden izcilerin,

Ne olur

Ya Nebi,

Bizi de alsınlar içine

Bu kutsal görevin!

 

Başta Enver,

Yanında Sıddık-ı Ekber.

İşte emir:

"Sana emredileni açığa ser!"

Karşında duramazlar artık

Ey Nebi,

Bu azgın dişliler!

 

İslam davası

Ya Rasulallah,

"Sağ elime şemsi,

Sol elime kameri verseler de,

Bu davadan vazgeçmemi söyleseler de,

Ben de öleceğimi bilsem

Yine vazgeçmem." sözleri

Ne mübarek,

Ne ulvi!

 

Zira;

Seni yaşayanlardan

Büyüklerden biri;

"Gözünde ne cennet sevdası,

Ne cehennem korkusu,

Cemiyetin imanını kurtarayım yeter"

Derken

Kalbi İslam için atıyordu

Çünkü "davan"

Onun kalbinde de vardı,

Ya Rasulallah!

 

İslam’ın ilk büyük harbi

Ve İslam kılıcının ilk sesi

Bedr gazvesi,

Sağa, sola, ileriye

Kılıç sallayan müslümanlar,

Kimdi yanlarındaki

Beyaz giysili insanlar?

Müşriklerin düşen başlarında,

Ve gazvenin kazanılmasında

Senin attığın bir avuç kum vardı

Ya Rasulallah!

 

İslam’ın büyük imtihanı

Ve müşriklerin Bedr intikamı

Uhut gazası...

Okçular

"Bu yerden ayrılmayın" emrini aldı,

İşte imtihan harbi başladı.

Küfür safı yerinden oynatmıştı

Sanki gaza kazanıldı..

An o an ki,

Nebi'nin sözü sadece

Bir iki okçuda kaldı.

 

Ahh! Hz. Hamza!

Hint’in elinde misin şimdi?

Ciğerini mi çiğniyor,

O azgın dişleri?

Gök kubbe görmüş mü

Böyle bir cinayeti?

Yaşla doldu

Nebi'nin gözleri...

 

Hicretin beşinci yılı

Şevval ayı,

Küfür ehli topladı

On beş binlik alayı.

Allah Rasulü

Kabul etti hendek kazmayı.

Bin kişi yedi

On beş kişilik taamı.

Tuzla buz etti

Hendekteki kayayı.

Ve bir kum fırtınası,

Müşrikler dayanamadı.

Hepsi bir yana dağıldı,

Engel tanımaz oldu

İslâm davası.

 

Artık İslam

Pürüzsüz bir düzlükteydi.

Allah Teâlâ,

Rasulüne;

"Artık bütün işin beni hamdetmek

Beni tenzih etmek, mağrifet dilemek"

Yoksa!..

Yoksa! Gidiyor musun?

Ey Nebi,

Neden bu veda Haccı?

Neden parmağını kaldırıp

Şahid ol ya Rab diyorsun?

Neden Hz. Ebu Bekr kıldırıyor namazı?

Mescidin önü

Neden bu kadar kalabalık?

 

Bu haykırış da ne,

Abdullah bin Enes neden bayıldı?

Hz. Ömer neden kılıcını çekmiş,

"Kim Allah Rasülü öldü derse

Paramparça ederim" diyor?

Hiç der miyiz ey Nebi,

Senin değerini bilmek için

Yaratılmışken,

Sana hiç ölmüş der miyiz?

 

Hani, Uhud harbinden sonra

Vahşi, müslüman olduğunda,

"Ne sen bana görün

Ne ben sana görüneyim" demiştin.

Vahşi hasret kalmıştı

Ufacık tebessüme.

Sesini işitince,

Bekledi çok zaman,

Bir gün Allah Rasulü

"Artık görünebilirsin" der mi diye...

 

Vahşi gibi olamasak da

Hasretiz sana Ey Nebi!

Doğarken “Ümmetî!”,

Mekan değiştirirken “Ümmetî!”

Dediğin bu insanlar,

Hasret sana

Hiç görmeseler de.

Şefaat etmeni istiyorlar

Ey Nebi,

İçlerinden

Amin dilekleriyle!..

 

 

BESMELE / E. Recep Aksoy

Besmele, Kitabımın başı,

Mü’minlerin tükenmez aşı.

 

Besmele, hasta ruhlara ilaç,

Kainat, O kelimeye muhtaç.

 

Besmele, gelecek nesillere aşı,

O nesille İslam sancağını taşı.

 

Besmele, ölü gönüllere ruh ve şifa,

Mü’min amelini onunla eder ifa.

Besmele, bir büyük gizli hazine

Besmele, kavuşturur O Azim’e.

 

Besmele, yaradanla kul arası perde,

Kainat, onunla durur; gökte ve yerde.

 

Besmele ile yağar yağmur,

Onunla insan oldu; çamur.

 

Besmele, sözümüzün başı ve sonu,

Allah’ım!.. Besmelesizlerden sen koru.

 

ŞAŞARIM / ALİ ÖZKANLI - KAYSERİ

Koşuyoruz hayat denen şu yolda,

Kötülüğe meyledene şaşarım.

Tüketiriz ömrü neler uğrunda,

Yaradan’dan kormayana şaşarım.

 

Hayatın içinde ibadetler varken,

Masum yavru, yeni güne doğarken,

Şeyda bülbül hasretinden ağlarken,

Nasihatler almayana şaşarım.

Sonsuz ahireti bildiği halde,

Mucizeler vardır gökte ve yerde,

Doğrular olmalı halde ve kâlde,

Kitabına bakmayana şaşarım.

 

Sırtımızda ağır yükü taşırken,

Gönlümüzde hak ateşi yanarken,

Şu eşsiz aleme hayran bakarken,

Emirlere uymayana şaşarım.

 

Back to Top
 Post Reply Post Reply
  Share Topic   

Forum Jump Forum Permissions View Drop Down

Forum Software by Web Wiz Forums® version 10.17
Copyright ©2001-2013 Web Wiz Ltd.