el
Gözlerimiz yollarda tükendik artık bil
Ruhumuzu kaplayan ye’si artık sil
Yanaşacak ne bir liman kaldı ne de bir sahil
Kıyılara vuran yakamozla gel

Bir haber ver ne olur, nerelerdesin
Göklerde misin yerlerde misin
Dönülmez bir uzun seferde misin
Sonbaharda düşen yapraklarla gel

Ufkumuz hep sensiz karanlık kaldı
Ümitler yıkıldı beşer ye’se kapıldı
Güneşlerimiz söndü yıldızlar kaydı
Tan yeri ağarırken güneşlerle gel

Topraklar çatladı; tomurcuk düştü
Tohumlar kimsesiz, belalar üşüştü
Yetimiz bilesin, kaldık diz üstü
Nisanlarda yağan yağmurlarla gel

Bülbüller sustular; güller hep soldu
Senden kalan bahçeye baykuşlar doldu
Sevenlerinin ne evi kaldı ne yurdu
Çiçeklerin üstünde jalelerle gel

Keremler hep öldü, aslılar yasta
Ferhatlar kayıptır, Şirinler hasta
Mecnunlar avare, Leylalar gamda
Sevgiliden gelen buselerle gel

Bu uzun kabusun sonu var elbet
Karabasanlarımızı rahata kalbet
Gün doğmak üzere az daha sabret
Sonu olmayan hülyalarla gel

Sana söylenecek birkaç dilek var
İstemiyoruz ne dünya ne yar
Bizlerle olursan en büyük bir kar
Bir fecir zamanı dualarla gel

Ömer Veysel - Hannover