hmet, Muhammed, Mustafa

Sonsuz rahmet, ehl-i Vefâ,
Ahmed, Muhammed, Mustafa.
Verir gönüllere safâ,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!..

Yüzü kardan ve ay'dan ak,
Kerîm, cömert, Habîb-i Hak,
Varlık Nûru, Şâh-ı Levlâk,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!..

Sevdasında genç ihtiyar,
Misli, dengi bulunmaz Yâr,
En güzel ve en bahtiyar,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

Bütün varlığa sebep,
Ümmetini düşünür hep,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!..

Âlem halkına ziyâdır,
Bir Habîb-i Kibriyâdır,
Hem Sultanü'l-Enbiyâdır,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

Zaman mekân içinde Tek,
Bal akıtır petek petek,
Solmaz, pörsümez bir Çiçek,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!
 

Güzellerden daha güzel,
Akşama, sabaha güzel,
Hep kul, hep Allah'a güzel,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Rahmet hasta kalbe Tabîb,
Yerlere göklere Habîb,
En güzel ahlâka sahib,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Sâdık Yâr, gönüller Mâhı,
Bütün Enbiyânın Şâhı,
İki Cihan Padişahı,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Güneşe Ay'a fezadır,
Her türlü medhe sezâdır,
Şefî'i rûz-i cezâdır,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

O günleri gelir yâda,
Hem mîraç'ta, hem Hira'da,
Erdi en yüce murâda,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!
Âlem bu yüzden var oldu,
Hak nuruna mazhar oldu,
Arza semaya Yâr oldu,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Rabbinden Selâm getirdi,
Bir güzel Kelâm getirdi,
Nûn getirdi, Lâm getirdi,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Sevdi hemen yetim diye,
Ümmetim, ümmetim, diye,
Kur'ân'ı etti hediye,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Gülden, ipekten naziktir,
Bütün mahluka fâiktir,
Ledünnî ilme mâliktir,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Tarih şunu söyler şimdi:
Kerimdi, benî Haşim'di,
Mâsum ve Dürr-i Yetîm'di,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Arz'a, Semaya rahmettir,
Güneşe, Ay'a rahmettir,
Ey Can, Leylâ'ya rahmettir,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

 

Künhüne eremez kimse,
Eksik kalır ne dedimse,
Sahipti en derin hisse,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!
 

Bir rahmet, bir sonsuz Nur'du,
Bütün âleme huzûrdu,
Hep kardeş olun buyurdu,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!
 

Hep aşık, hep Hakk'a müştâk,
İncilerden, billurdan ak,
Sultan Nebî, Habîb-i Hak,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!
 

Bilmez zulüm, bilmez cefâ,
Kerîm, cömert, ehl-i Vefâ,
Ey Necati, dâd-ı Hak'tır,
Ahmed, Muhammed, Mustafa!

Mustafa Necati Bursalı