fendimizden 3 Gence Tavsiyeler

Bu yazımızda Hz. Peygamber'in çok sevdiği üç gencin şahsında ümmetin tüm gençlerine birkaç nasihatini nakledeceğiz.

Temel eğitim aşamasında Hz. Peygamber'in hangi noktalar üzerinde durduğunu tespit bakımından bu üç örnek önemlidir. Çünkü, üçü de küçük yaştan itibaren Hz. Peygamber'in terbiye ve gözetimi altında bulunmuşlar. Birisi, sekiz veya on yaşında iken annesi tarafından Hz. Peygamber'in hizmetine verilen ve on yıl boyunca hizmet eden Hz. Enes'tir. İkincisi, Hz. Peygamber'in sevgili torunu Hz. Hasan'dır. Üçüncüsü ise, Hz. Peygamber'in amcası oğlu Abdullah'tır.

Hz. Peygamber'in bu nasihatleri metodu gereği bir anda değil, değişik zamanlarda verdiği anlaşılıyor.
Hz. Enes der ki: "Ben on yıl Resûlullah'a hizmet ettim. Bu müddet sırasında beni ne dövdü, ne azarladı, ne tahkîr etti, ne de bir defâcık surat astı.

Bana ilk tavsiyesi; "Verilen sırrı kimseye söyleme, güvenilir ol" demek oldu.

"Ey oğul, abdestini tam al, tâ ki koruyucu melekler seni sevsin ve ömrün bereketli olsun. Ey Enes, cenabetten guslederken iyice yıkan. Böylece yıkanma mahallinden ayrılırken günâh ve hatâlardan arınmış olarak çıkarsın. "Ya Resûlullah, iyice yıkanmak nasıl olur?" dedim. "Saç diplerini ıslat, deriyi de iyice temizle" dedi.

Ey oğul! Elinden geldikçe abdestli ol, zira kim abdestli iken ölüm gelirse ona şehitlik sevabı verilir. Ey oğul, elinden geldiğince namazı bırakma, zira böylece melekler daima sana rahmet okurlar.

Ey Enes, rükû edince ellerinle dizlerini iyice tut, parmaklarını birbirinden ayır, dirseklerini yanlarına yapıştırma. Ey oğul, rükûdan doğrulunca her uzvun tam olarak yerine gelsin. Zira Allah, kıyamet gününde, rükû ve secde arasında bellerini tam doğrultmayana nazar etmez. Ey oğul, secde edince de alın ve ellerini yere tam koy. Horozun yeri gagalaması gibi (çabuk inip kalkarak) gagalama, (secdede kollarını yere sererek) tilkilerin yatışı gibi yere serilme. Namazda sağa sola göz atmaktan sakın.

Ey oğul, evinden çıktığın zaman müslümanlardan gördüğün herkese selâm ver, böylece günahların bağışlanmış olarak eve dönersin. Ey oğul; kendi evine girdiğin zaman da kendine ve ev halkına selâm ver. Ey oğul, kimseye karşı kalbinde kötülük tutmadan sabahlamaya, akşamlamaya çalış. Zira bunda başarılı olabilirsen, hesabını çok kolay verirsin. Ey oğul, tavsiyemi tutarsan hiçbir şey sana ölümden daha sevimli olmaz.

Ey oğul, büyüklere hürmet, küçüklere merhamet et.

Ey oğul, duayı çok yap. Zira dua gelen kazaları savar. Ey oğul, işte bu benim sünnetimdir, kim benim sünnetimi ihya ederse beni ihya etmiş olur, beni ihya eden de cennette benimle olur".

Hz. Peygamber'in sevgili torunu Hz. Hasan'a "Peygamber'den ne hatırlıyorsunuz?" sorusuna, özellikle üç şeyi hatırladığı cevabını vermiştir. 1. Hz. Peygamber'le beraber gidiyorduk. Yolumuz zekât hurmalarının bulunduğu yere uğradı. Ben bir hurma alarak ağzıma attım. Bunun üzerine derhal onu ağzımdaki çıkarıp attı. Oradakilerden biri, "Niye böyle yaptınız, bir hurmayı yese de ne olurdu?" dedi. Hz. Peygamber "Biz âl-i Muhammed'e zekat helâl değildir" buyurdu. 2. "Beş vakit namazı öğrettiğini hatırlıyorum. 3. Şu tavsiyesini de hatırlıyorum: "Sana şüpheli gelen her şeyi terk et, içinde şüphe uyandırmayan şeyleri yapmaya bak. Doğru, insanın içinde güven ve huzur, yanlış ise şüphe ve huzursuzluk uyandırandır".

Amcası oğlu Abdullah da der ki: "Bir gün ben Hz. Peygamber'in terkisindeydim. Bana dedi ki; "Ey oğul, sana birkaç nasihatim var: Allah'ın emir ve yasaklarını gözet, Allah da seni gözetsin. Allah'ı gözet ki, O'nu önünde bulasın. İsteyeceğin zaman Allah'tan iste. Yardım talep edince yine Allah'tan talep et. Bil ki, eğer bütün ümmet sana yardım için bir araya gelseler, ancak Allah'ın takdîr etmiş olduğu kadar yardım edebilirler. Yine sana zarar vermek için bir araya gelseler ancak Allah'ın takdîr etmiş olduğu kadar zarar verebilirler".

Abdülaziz Hatip