llah (cc) Ruhlardan Önce mi Peygamberimizi (sav) Yarattı

Efendimiz'in (sav) iki durumu vardır. Bunlardan bir tanesi ilk olması mahlukata nüve olması ikincisi de zuhurudur. Bu mesele için varid olan bir hadisi şeriflerinde "Adem ise daha çamur su toprak arasında bulunuyordu." Yani ilk yaratılan nur benim nurumdur , buyuruyor .Başka bir hadisi şerifte :Allah'ın ilk yarattığı şey benim nurumdur" der. Vakıa başka bir hadisi şerifte de "İlk yaratılan kalemdir" denir. Resûlü Ekrem (sav), çeşitli rivayetleri bir araya getirmek suretiyle anladığımız kadarıyla, kainatın ille-i gayesidir.

Frenkçe adıyla finali tedir. Onun için kainat yaratılmıştır. O bir hülasadır. Onun için hadis olarak rivayet edilen bir sözde: "Sen olmasaydın kainatları yaratmazdım" denilmiştir. Bu hadis tenkit edilebilse bile şu "Seni bütün alemlere rahmet olarak gönderdim." ayeti kerimedir. Resûlü Ekrem'in (sav) beşer içinde beşer olmasına rağmen Allah nezdinde mümtaz bir yeri vardır. Binaenaleyh ilk yaratılan O'nun nurudur. Ve kainatta ille-i gaiye O'dur. Şahs-ı manevi olarak kendi cemaatiyle Allah'ın matmah-ı nazarı yine O'dur. O'dur ki bir bakıma meleklere, bir bakıma diğer peygamberlerin ruhlarına imamet vazifesiyle Allah vazifelendirmiştir. O'dur ki, diğer peygamberlerin pek çoğuna nispeten cinlere dahi imam olması sübut bulmuştur. Onlara dahi peygamber olarak gelmiştir. Buna göre Resûlü Ekrem'in (sav) ruhu, manası, mahiyeti daha evvel yaratılmıştı. Kadı İyaz'ın naklettiği bir hadis-i şerifte -hadis, hadisçilik ölçüleri içinde tenkit edilebilir,orasını da arz edeyim.- Hz. Adem zellesi neticesinde Allah'ın rahmetinden peygamberler hakkında böyle diyoruz.Günah demiyorum ona sürçme. Zellesi neticesinde Cenab-ı Hakkın rahmetinden kendisini uzak gördü. Allah'ın rahmeti ona yakındı. "Rabbena zalaemna..." Kur'anı Kerim bu duayı okuduğunu söylüyor. Cenab-ı Hak duasını kabul buyurdu. O tevbe etti, Allah da tevbesini kabul buyurdu, Kadı İyaz'ın rivayetinde ise Efendimiz'in (sav) ismini cennetin kapısında gördü. Allah'ın isminin Efendimizin ismine yanyana getirildiğini yaklaştırıldığını müşahede edince nezdü uluhiyette O'nun derece, kıymet ve nazının geçerli olduğunu anladı.Ve o zaman dedi ki: "Ya Rabbi senin kulun Hz.Muhammed hürmetine beni bağışla." Cenab-ı Hak "Sen O'nu nerden biliyorsun" dedi. "Gördüm ki cennetin kapısında ismin ismine yaklaştırmışın. Anladım ki zatı da zatına yakındır. Belki sen onun mir'ati ruhunda mütecellisin" dedi. Cenab-ı Hak da bundan ötürü Hz.Adem'i kabul buyurdu. Belki Hz.Adem işlediği o günahtan dolayı da pişmanlık duymadı çünkü bu suretle Hz.Muhammed o ağaçta meyve halinde zuhur etti. Fethullah Gülen Hocaefendi'den dinlemiştim. "Adem memnu meyveye elini uzatır yerken Peygamberimizin onun sulbünden dünyaya geleceğini bilmiyordu. Eğer bilseydi Ağacın kabuklarını bile yerdi bir an evvel gelsin diye." Binaenaleyh her şey dal,budak çiçek yaprak şeklinde Hz.Muhammed (sav) çekirdeği üzerinde neşvü nema bulmuştur.