asta olmamak için yapılacak dört şey
Müslüman Resulın emrine uyup sağlığını korumak için bütün sebeplere yapıştığı halde yine hasta oldu ise bunu hayra yormalıdır. Sağlığın hep yerinde olması, Allahü teâlâyı unutmağa, Ona ısyan etmeğe, haram işlemeğe sebeb olabileceğini düşünmelidir. Allahü teâlâ, acıdığı kullarını derd ile, hastalık ile, gafletden uyandırır. Nitekim, Peygamberimiz buyurdu ki, "Mü'minlerde, üç şeyden biri bulunur: Kıllet ya'ni fakirlik, ıllet ya'ni hastalık, zillet, ya'ni i'tibarsızlık" ve buyurdu ki, "Allahü teâlâ buyurdu ki: Hastalık benim kemendim, tuzağımdır ve fakirlik zındanımdır. Buralara sevdiklerimi sokarım".
Sağlıklı olmakt, günah işlemeğe sebep olabilir. Afiyet hastalıkta olabilir. Hz. Ali bir kalabalığı eğlence içinde görüp sordukta, bugün bayramımızdır dediler. Günah işlemediğimiz günler de, bizim bayramımızdır buyurdu.
Büyüklerden biri, rast geldiği birine, nasılsın dedikde, afiyetteyim dedi. O da, afiyette olduğun, günah işlemediğin gündür. Günah işlemekden daha tehlükeli hastalık yoktur buyurdu. Fir'avnın, herkesin kendine tapınmasını istemesine sebep, dört yüz sene yaşamıştı. Birkere başı ağrımamış, ateşi olmamıştı. Bir kere başı ağrısaydı, o saygısızlık hatırına gelmezdi.
Bir kimse, hasta olup tevbe etmezse, Azrail aleyhisselam der ki, ey gafil! Sana kaç defa haberci gönderdim. Aklını başına toplamadın. Büyükler buyurur ki, mümine kırk gün içinde, her halde üzüntü veya hastalık veya korku yahud malına ziyan gelir.
Resul efendimiz, bir hanımı nikah ile alacakdı. Bu kadın hiç hasta olmamıştır diye medh ettiler. Almaktan vaz geçti. Birgün baş ağrısını söyliyordu. Bir köylü: Baş ağrısı nasıl olur? Benim başım hiç ağrımadı deyince, "Benden uzak ol! Cehennemlik görmek istiyen, buna baksın" buyurdu.
Hz. Aişe, şehidlerin derecesine yükselen olur mu? deyince: "Hergün yirmi kere ölümü düşünen kimse, şehidlerin derecesini bulur" buyurmuştu. Şübhesiz, hastalar, ölümü çok hatırlar.
Peygamberimiz, "Allahü teâlâ, haram olan şeylerde, size şifa yaratmamışdır" buyurulmuştur. Bunun manası, şifası olduğu tecribe edilen haram maddeler, ilac için halal olur, demektir. Haram olan şeyde, şifa bulunması, mütehassıs olan müsliman bir doktorun söylemesi ile anlaşılır. Yalnız, domuz eti ve yağı, şifası bulunsa da, ilac olarak da kullanılmaz.
Bütün bu anlatılanlardan şu netice çıkıyor: Hasta olmamak için ve hastalıkdan kurtulmak için, dört şey yapmak lazımdır: 1- Fazla yememeli, 2- Alkollü içkileri hiç içmemelidir. 3- Üzülmemeli, asabileşmemeli, 4- Vücudü, eşyası, yiyecekleri temiz olmalıdır.