esulullahın bazı tedavi usulleri
Resul efendimiz, hastalandığında tedavi olur bu maksatla bilinen ilaçları kullanır, kullanılmasını da tavsiye ederdi. Fahr-i alem efendimiz bazen başağırısı olup bir gün iki gün devam ederdi. Peygamber efendimiz, ölüm hastalığında mübarek başı şiddetli ağrımıştı:" Vay başım!" buyurmuştu.
Efendimiz, başı ağrıdığında başını bağlardı. Hutbe okumaya başı sarılı olarak çıkardı. İbn-i Abbas hazretlerinden bildirdiğine göre, Fahr-i alem efendimiz başı ağrıdığında hacamat yaptırırdı. İbn-i Abbas, "Mübarek başı ağrıdığında hacamat eyledi", yani kan aldırdı diye buyurmuştur.
İmam-ı Ebu Davud'un Sünen'inde bildirildi ki, alemlerin hocası Peygamber efendimiz her ne zaman birisi gelip başından şikayet etse "Hacamat eyle", derdi. Ayağım ağrıyor dese, "Kına yak", diye buyururdu.
Ali bin Abdullah hazretlerinin büyükannesi alemlerin hocası Efendimiz hazretlerine hizmet ederdi. Ondan rivayet edilmiştir ki, "Fahr-i alem bir yerinde yara olsa yahut bir hastalık bulunsa bana emrederdi, üzerine kına yakardım", demiştir.
Peygamber efendimiz, göz ağrısı olduğu zaman, dinlenir ve istirahat eder ve bir yerde huzur içinde oturup hareket etmezdi.
Hz. Suheyb'den rivayet edilmiştir ki: "Bir kere Resul efendimizin huzurlarına vardım. Önünde ekmekle hurma vardı.
- Yaklaş, sen de ye, diye buyurdu.
Ben de hurmadan alıp yedim. Peygamber efendimiz:
- Sende göz ağrısı olduğu halde hurma mı yiyorsun? dedi.
Ben:
- Ya Resulallah! Öbür tarafımla çiğniyorum, dedim.
Fahr-i alem efendimiz bunun üzerine tebessüm etti"
Hurmada göz ağrısına bir çeşit zarar varken yemesine izin buyurmalarının hikmeti, kendisiyle beraber yemenin bereketi ile o zararın def edilmiş olacağının kendilerince bilinmiş olmasaydı.
Hazret-i Ali'nin gözü ağrırken yaş hurma yemekten perhiz buyurmuşlardır.
Hz. Said bin Zeyd "Fahr-i alem efendimiz şöyle buyurduğunu işittim", demiştir:
"Mantar, kudret helvası kısmındandır ve onun suyu göz için şifadır." buyurdu. Fakat nasıl kullanılacağı hakkında kitaplarda kesin bilgi yoktur.