eygamberimizin döşeği
Peygamberimizin, üzerinde yatıp uyuduğu döşeğin, yatağın yüzü, deridendi. İçi, hurma lifi doldurulmuştu. Kendisi de, Zevcesi de, onun üzerinde yatardı. Başının altına koyduğu yastığının da, yüzü deriden olup içi, hurma lifi doldurulmuştu.
Hz. Aişe validemiz anmlatır: "Yanıma, Ensar kabilesinden bir kadın geldi. Resul aleyhisselamın döşeğini görünce, gidip içi yün doldurulmuş bir yatak gönderdi.
Resul aleyhisselam, yanıma gelip "Nedir bu?" diye sordu. "Ya Resulallah! Ensardan filanca kadın, yanıma gelmişti. Döşeğini görünce, gidip bunu, sana gönderdi." dedim. "Bunu, hemen ona geri çevir!" buyurdu.
Fakat, ben, geri çevirmedim. Onun, evimde bulunması, hoşuma gitmişti. Resul aleyhisselam, bu sözünü, üç kere tekrarladı. Sonunda "Vallahi, ey Aişe! İsteseydim, Allah, altın ve gümüş dağlarını benim yanımda yürütürdü!" buyurdu. Peygamber aleyhisselamın minderi de, iki Abadan ibaretti.
Bir gece, yanıma geldiği zaman, bu Abayı katlayıp daraltmış idim. Onun üzerinde uyudu. Sonra "Ey Aişe! Bu geceki döşeğim, ne için her zamanki gibi değildi?" diye sordu. "Ya Resulallah! Onu, senin için katlayıp daralttım." dedim. "Sen, onu, eski haline çevir!" buyurdu.
Yine Hz. Aişe anlatır: "Kureyşilere, Mekkede serir üzerinde uyumaktan daha hoş bir şey yoktu. Resul aleyhisselam, Medine'ye geldiği ve Ebu Eyyub'un evine indiği zaman, ona "Ey Ebu Eyyub! Sizin bir seririniz yok mu?" diye sordu. Ebu Eyyub da "Yok vallahi" dedi.
Ensardan Sa'd bin Zürare, bunu, haber alınca, Resulullaha, direkleri saç ağacından yapılmış, üzeri keten lifle dokunmuş hasırla kaplı bir serir gönderdi.
Resulullah, evine taşınıncaya kadar, onun üzerinde uyumuştu. Vefatına kadar da, onun üzerinde uyudu."
Resulullah aleyhisselam, yıkanıp kefenlendiği zaman, bu Serir'in üzerine konularak cenaze namazı da, kendisi bu Serir üzerinde bulunduğu halde, kılınmıştı. Halk, ölülerini taşımak üzre, onu, bizden isterler ve onunla teberrük ederlerdi. Ebu Bekir'in Ömer'in cenazesi de, onun üzerinde taşınmıştı."
Hz. Aişe der ki "Resul aleyhisselamın bir Hasır'ı vardı ki, geceleyin onun üzerinde namaz kılar, gündüzün de, serip üzerinde halk ile otururdu."