ecaşi'nin gönderdiği atın yüzük
Habeş Necaşisi Ashama'nın, Peygamberimize gönderdiği hediyeler arasında, kaşı, Habeş taşından altın bir yüzük te, bulunuyordu.
Peygamberimiz, Ebül'As'ın kızının kızı Ümame'yi çağırıp "Ey kızım! Bunu, sen takın!" buyurdu.
Erkeklere yalnız gümüş yüzüğün helal olduğu ve altın, demir ve sarı pirinçten yüzük takmanın haram olduğunu, Peygamberimiz bildirilmiştir. Kendisi de, vefat edinciye kadar, yalnız gümüş yüzük kullandı.
Resulullah yüzüğünü sağ eline takardı. Sol eline de taktığı görülmüştür. Sağ ele de, sol ele de takmak caizdir. Küçük parmaya veya yanındaki parmaya takılır. Bayramlarda herkesin takması müstehabdır. Gösteriş için, öğünmek için takmak haramdır.
Bir gün, Nu'man bin Beşir, Resulullahın yanına geldi. Parmayında altın yüzük vardı. "Cennete girmeden önce, niçin Cennet zinetini kullanmışsın?" buyurdu. Demir yüzük kullanmaya başladı. Bunu görünce, "Niçin Cehennem eşyası taşıyorsun?" buyurdu. Bunu da çıkardı. Bronz, yani tunçdan yüzük taktı. Bunu görünce, "Niçin sende put kokusu duyuyorum?" buyurdu.
Nasıl yüzük kullanayım, ya Resulallah dedi. "Gümüş yüzük takabilirsin. Ağırlığı da bir miskali (4.8 gr) geçmesin ve sağ eline tak!" buyurdu.
Amr ibni Şu'ayb diyor ki, Resulullah, altın ve demir yüzükleri çıkartır, gümüş yüzüklere mani' olmazdı.
Peygamberimiz, Acem Şahına, Rum Kayserine ve Habeş Necaşisine mektup yazdırmak istediği zaman,
- Ya Resulallah! Onlar, bir mektubu, mühürlü olmadıkça, okumazlar! denilmişti.
Bunun üzerine, Peygamberimiz, gümüşten bir yüzük edindi ki, kaşına üç satır üzerine:
"Muhammed'ür'Resulullah" nakş edilmişti.
Mühür yüzükteki yazı, aşağıdan yukarıya doğru
"Muhammed" bir satır,
"Resul" bir satır,
"Allah" bir satır olmak üzre, üç satır halinde idi.
Peygamberimizin gümüş Yüzüğündeki taş, Habeş taşı idi.
Bu gümüş yüzüğün kaşınının gümüşten olduğu da, rivayet edilir.