lemlere rahmet olarak gönderildi
Peygamber efendimiz, konuşurken, huzurunda bulunanlar, başlarına kuş konmuş gibi, sessiz ve hareketsiz dururlar, sözünü bitirip susunca, öyleyeceklerini söylerler, fakat, kendisinin yanında asla tartışmaz ve çekişmezlerdi.
Peygamber efendimizın yanınnda birisi konuşurken, konuşmasını bitirinceye kadar o birleri susarlardı. Peygamber efendimizın yanında en sonrakinin sözü ile en öncekinin sözü farksızdı.
Meclisinde bulunanlar, bir şeye gülerlerse, O da, onlara uyarak güler, bir şeye hayret ederlerse, O da, onlara uyarak hayret ederdi.
Huzuruna gelen gariplerin, yabancıların sözlerinde ve sorularındaki kabalık ve kırıcılığa Eshabı da, kendisi gibi davransınlar diye katlanırdı.
"Bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını talep ettiğini gördüğünüz zaman, ihtiyacını ele geçirmesi için ona yardım ediniz!" buyururdu.
Gerçeğe uygun olmayan övmeyi kabul etmezdi.Hakka tecavüz etmedikçe, hiç kimsenin sözünü kesmezdi. Hakka tecavüz ettiği zaman da, ya onu men ederek sözünü keser, yahut Meclisten kalkıp giderdi. Kainatın efendisinin susması, dört şey üzerine;hilm, hazer,takdir,tefekkür üzerine idi.
Takdir, insanlara eşit bakış ve dinleyişte; Tefekkür, dünya ve Ahiret işlerini düşünmesinde göze çarpardı.Hilm ve sabrı, kendisinde toplamıştı. Dünyaya ait hiçbir şey, kendisini kızdırmazdı.
Kainatın efendisinin herhangi bir şey için "Hayır!" dediği olmazdı. Yapmak istediği bir şey kendisinden istenildiği zaman "Olur!" buyurur, yapmak istemediği bir şey kendisinden istenilince, susar, onu yapmak istemediği, kendisinin bu susuşundan anlaşılırdı.
Herkesin dünya ve ahıret saadeti için çalışırdı. Bir gazada, kafirlerin yok olması için dua buyurması istendiğinde,"Ben, lanet etmek için, insanların azab çekmesi için gönderilmedim. Ben, herkese iyilik etmek için, insanların huzura kavuşması için gönderildim," buyurdu.
Enbiya suresinin yüzyedinci ayetinin meal-i şerifinde, "Seni, alemlere rahmet, iyilik için gönderdik" buyurulmuştur. Bunun için herkesin iyiği için uğraşırdı.