ize daha hayırlısını da yedir
Resulullah efendimiz, yiyeceği şeyi sofra üzerinde yerdi. Sofra, yolcu için hazırlanan azık olup yol azığı çok kere yuvarlak deri içinde taşındığından, yiyeceğin adı, deri kaba çevirilmiş ve ona sofra denilmiştir.
Resulullah efendimiz, şunu yapın bunu yapın demezdi. Mevcut ne varsa onu yerdi. Hz. Aişe validemiz anlatır: Peygamber efendimiz, bana gelir "Yanında yiyecek var mı?" diye sorardı. "Hayır!" derdim. Bunun üzerine "Öyle ise, ben, oruçluyum!" buyururdu.
Kainatın efendisi, yine bir gün, bize gelmişti. "Ya Resulallah! Bize, bir hediye geldi." dedim. "Nedir o?" diye sordu. "Hays'dır!" dedim. "Ama, ben, oruçlu olarak sabahladım." buyurdu. Hays; hurma, yağ ve keş karıştırılarak yapılan yemektir.
Peygamber efendimiz; Helva'yı ve Bal'ı ekmek tiridini, Hurma tiridini sebze yemeklerini severdi. Efendimize süt getirilip sunulduğu zaman "Sütte iki bereket vardır." buyururdu.
Abdullah bin Abbas anlatır: Ben ve Halid bin Velid, Kainatın efendisi ile birlikte Teyzem Meymune bint-i Haris'in evine vardık. Ümmü Hufeyd, Kainatın efendisine Tere yağı ve Süt hediye etmişti.
Teyzem "Hediye edilen sütten size vereyim mi?" diye sordu. Kainatın efendisi "Olur!" buyurdu. Teyzem gitti. Bir kabla süt getirdi.
Kainatın efendisi, alıp ondan içti. Ben, Kainatın efendisinin sağında idim. Halid bin Velid, solunda bulunuyordu. Resulullah, sütten artanını bana verip "Sen, iç! İstersen, tercihen Halid'e ikram et!" buyurdu.
"Ben, senin artığını içmekte, hiçbir zaman, hiçbir kimseyi, kendime tercih etmem!" dedim.
Bunun üzerine, Resulullah efendimiz,"Allah'ın, bir yiyecek yedidiği kimse "Allahümme barik lena fihi ve at'amna hayran minhü, Allah'ım! Sen, bu yemekte bizim için bereket ihsan et! Bize, ondan daha hayırlısını da, yedir!" desin!
Allah'ın, süt içirdiği kimse de "Allahümme barik lena fihi ve zidna minhü, Allah'ım! Sen, bu sütte bizim için bereket ihsan et ve ondan, bize ihsanını artır!" desin! Çünkü, yiyeceğin, içeceğin yerini sütten başka bir şey tutar değildir." buyurdu."