ir gün tok bir gün aç olayım
Peygamber efendimiz "Aziz ve Celil olan Allah, yenilecek bir şeyi yeyip veya içilecek bir şeyi içip te, bundan dolayı kendisine hamd eden kulundan, muhakkak, razı olur!" buyururdu.
Ebu Said'ül'hudri der ki, Peygamber efendimiz, yeyip içtiği zaman, şöyle dua ederdi:
"Elhamdü lillahillezi at'amena ve sekana ve caalna Müslimin = Bize yediren, içiren ve bizi Müslümanlar zümresinden kılan Allah' hamd olsun."
Ebu Ümametülbahili'nin bildirdiğine göre: Peygamber efendimiz, yemeğini yeyip sofra kaldırılacağı sırada şöyle de, dua ederdi:
"Elhamdü lillahi kesiren tayyiben mübareken fihi gayre mekfiyyin vela müveddain vela müstağnen anhu Rabbena = Hamd, Allah'a mahsustur.Ey Rabbımız! Biz, sana pek çok, her pürüzden pak, içi feyzü bereket dolu, red ve terk olunmayan, kendisinden müstağni kalınmayan hamd ile hamd ederiz!"
"Elhamdü lillahillezi kefana ve ervana gayre mekfiyyin vela mekfurin = Bize yeterince yediren, içiren, bizi red etmeyen ve nankörlerden kılmayan Allah'a hamd ederiz."
Kitaplarda bildirilen bir sofra duası da şöyle:
"El-hamdülillâhillezî eşbe'anâ ve ervânâ min-gayri-havlin minnâ ve lâ kuvveh. Allahümme at'im-hüm kemâ at'amûnâ! Allahümmerzuknâ kalben takıyyen, mineşşirki beriyyen lâ kâfiren ve şakıyyen."
Ebu Hüreyre'nin bildirdiğine göre: Peygamber efendimiz, yemekten sonra ellerini yıkardı.
Peygamber efendimizin dünyaya ve dünyadaki şeylere ehemmiyet vermezdi.
Abdullah bin Mes'ud anlatır: Kainatın efendisi, bir hasırın üzerinde yatıp uyumuş ve hasır, böğründe iz yapmıştı. yanınca, böğrünü oğuşturdum.
"Babam, anam, sana feda olsun ya Resulallah! Keşki bize bildirseydin de, hasırın üzerine, ondan koruyacak senin için bir şey serseydik?" dedim. "Sana, yumuşak bir döşek temin etsek!" dedik.
Kainatın efendisi "Dünyaya aid şeyler, benim neme gerek? Benim, dünya ile olan misalim, halim: bir ağacın altında biraz gölgelendikten sonra onu bırakarak yoluna devam eden bir süvarinin misali, hali gibidir!" buyurdu.
Ebu Ümametülbahili'nin bildirdiğine göre: Peygamber efendimiz "Aziz ve Celil olan Rabbim, bana Mekke vadisini altın yapmayı teklif buyurdu."Hayır! Ya Rab! Ben, bir gün tok olayım, bir gün de, aç olayım. Aç olduğum zaman, sana niyazda bulunayım ve seni, zikr edeyim. Tok olduğum zaman da, sana hamd edeyim, şükredeyim! dedim." buyurmuştur.