azı zevaid sünnetleri
Zevaid sünnet: Resulullahın ibadet olarak değil de âdet olarak devamlı yaptığı şeylerdir. Elbiseliri,oturması,kalkması iyi şeyleri yapmaya sağdan başlaması gibi.

Saçlarını bazen uzatır bazen keserdi

Resulüllah efendimizin mübarek saçlarının vasfı hakkında hazret-i Enes bin Malik'e soruldu:
- Resulüllah efendimizin mübarek saçları nasıldı?
Hz. Enes şöyle cevap verdi:
- İki nevi arasında idi. Çok kıvırcık değildi, çok düz de değildi. İkisi arasında ve orta derecede idi. Uzunlukta ve kısalıkta görünüşü kulakları ile omzunun üstünün ortasında idi, dedi.
İbni Abbas hazretleri : "Fahr-i alem efendimiz mübarek saçlarını alnının üstüne salıverirdi. Sonradan mübarek saçlarını ayırır oldu", demiştir.
Alimler buyurmuşlardır ki: "Saçı iki tarafa ayırmak Fahr-i Kainat efendimiz sünnetidir. Zira sonradan böyle eder olmuştu. Alnının üstüne salıvermek de caizdir, iki yana ayırmak da caizdir. Ama ayırmak daha üstündür."
Hazret-i Aişe-i Sıddıka validemiz buyurdu ki: "Peygamber Efendimizin cümme'den yukarı ve vefre'den aşağı bir saçı vardı."
Cümme diye omuz başlarına yetişen saça denir. Vefre diye de kulak yumuşağına yetişen saça denir. Velhasıl Hazret-i Aişe'nin rivayeti üzre Resulullah efendimizin mübarek saçının uzunluğu o kadardı ki, mübarek kulaklarının yumuşağından aşağı inmişti, ama omuzlarına varmamıştı. İkisinin ortasında idi.
Kadı Iyaz hazretleri buyurdu ki: "Bu zikrolunan rivayetlerin bağdaştırılması şöyle olur: Mübarek kulakları tarafında olan saçları kulaklarının yumuşağına gelecek kadardı. Arkasında olan saçları ise omuzlarına yetişirdi."
Şöyle de buyurmuşlardır: "Bazı rivayette kulağına kadar inmişti bazı rivayette omzuna kadar inmişti demelerinin sebebi şudur ki, bir zamanda öyle idi başka bir zamanda ise böyle idi demektir. Rivayetler hep doğrudur. Peygamber efendimiz mübarek saçlarını bazan uzatırdı, ta omuz başlarınakadar inerdi. Bazan da keserlerdi, mübarek kulaklarının yumuşağına, yahut ortalarına kadar gelirdi.
Ümmü Hani buyurmuştur ki: "Fahr-i alem efendimiz bir zaman Mekke'de bize gelmişti. O vakit dört gadiresi vardı."
Gadire'nin manası saç bölüğü demektir. Yani mübarek saçlarını dört bölük edip sarkıtmıştı, demektir.
Özetlemek gerekirse; Peygamber efendimizin mubarek saçları ve sakalının kılı çok kıvırcık ve çok düz değil, yaradılışta ondüle idi. Mubarek saçları uzundu. Önceleri kakül bırakırdı, sonradan ikiye ayırır oldu. Mubarek saçlarını ba'zan uzatır, ba'zan da keser, kısaltırdı, bazan de kazıtırdı.
Erkeklerin başı kazımaları veya saçları uzatıp, tarayıp ikiye ayırmaları sünnettir. Duruma, adete, zamana göre hareket etmelidir. Saçları bükmek, örmek mekruhtur.
Amr bin Şuayb buyurdu ki: "Resulüllah efendimiz mübarek sakalının eninden ve boyundan alırdı. Tirmizi hazretlerinin bildirdiği hadis-i şerifte, Peygamber efendimiz "Bıyığını almayan, kısatmayan kimse bizden değildir", diye buyurmuştur. Başka bir hadis-i şerifte de " Sakallarınızı çok eyleyin ve bıyıklarınızı iyice kesin", diye buyurulmuştur.
İbni Abdül-Hakim buyurdu ki "Bıyığı iyice kesmeli ve sakalı kesmemeli. Bıyığı iyice kesmeden murad kazımak değildir,kısaltmaktır." buyurmuştur.
İmam-ı Nevevi hazretleri, "Bıyık kesmekte uygun olan şudur ki, dudağın kenarı görnünceye kadar kesmeli, ta dibinden kesmemeli", demiştir.
Alimler bıyığın üstünü kırkıp iki yanından uçlarını sarkıtmayı kerih görmüşlerdir. İbn-i Ömer'in şöyle anlatır:
Resulüllah efendimiz Mecusi topluluğu anlatıldı. Bunun üzerine Resulullah efendimiz: "Onlar bıyıklarının ucunu uzatırlar ve sakallarını tıraş ederler. O halde siz onlara muhalefet edin", diye buyurdu.
Ebu Ümame:" Ya Resulallah! Kitap ehli sakallarını kırkarlar ve bıyıklarını uzatırlar, deyince, Resulüllah efendimiz,
- Siz bıyıklarınızın ucunu kırkın ve sakallarınızı çoğaltın, diye buyurdu.
Alimlerin bildirdiklerine göre, bıyıkları kırkarak, kaşlar kadar kısaltmak sünnettir. Sakalı çenedeki ile birlikte bir tutam uzatmak ve bundan fazlasını kesmek sünnettir.
Sakalı bir tutam uzatmak ve bir tutamdan fazlasını kesmek sünnettir. Sakalı bir tutamdan kısa bırakmak da, sünnete uygun değildir. Sünnete uymak niyeti ile kısa sakal bırakmak bid'at olur. Haram olur. Sakal bırakmak sünneti zevaidir. Emri maruf için, nafaka temini için, fitne çıkmasını önlemek için, sakalı büsbütün traş etmek caiz ve lazım olur. Bunlar, sünneti terk etmek için özür olur, fakat, bid'at işlemek için özür olmazlar.