ölgesi yere düşmezdi
Peygamber efendimizin mübarek gözleri uyur, kalb-i şerifi uyumazdı. Aç yatıp tok kalkardı. Hiç esnemezdi. Mübarek vücud nurani olup, gölgesi yere düşmezdi. Elbisesine sinek konmaz, sivrisinek ve diğer böcekler mübarek kanını içmezdi.
Resulullah efendimizi ansızın gören kimseyi korku kaplardı. Kendisi yumuşak davranmasaydı, peygamberlik hallerinden, kimse yanında oturamaz, sözünü işitmeye takat getiremezdi. Halbuki kendisi, hayasından, mübarek gözleri ile kimsenin yüzüne bakmazdı.
Allahü teâlâ tarafından Resulullah olduğu bildirildikten sonra, şeytanlar göklere çıkarak haber alamaz ve kahinler söyleyemez oldular. Server-i alem efendimiz, bizim bilmediğimiz bir hayat ile şimdi hayattadır.
Cesed-i şerifi asla çürümez. Kabrinde blir melek durup, ümmetinin söyledikleri salevat-ı şerifleri kendisine haber verir. Minberi ile kabr-ı şerifi arasına Radva-i mutahhera denir. Burası Cennet bahçelerindendir. Kabr-i şerifini ziyaret etmek, taatlerin en büyüğü ve ibadetlerin en kıymetlisidir.
Peygamber efendimizin güzelliğini, Eshab-ı kiramın büyükleri şöyle anlattı:
Ebu Hüreyre hazretleri; "Resulullah'dan daha güzel bir kimse görmedim, sanki güneş bütün parlaklığı ile yüzünde parlıyordu. Güldüğü zaman, dişleri duvarlara aydınlık saçardı" buyurdu.
Hazret-i Ali; "O'nu aniden gören, heybetinden korkuya kapılırdı. O'nunla sohbet edip tanıyan, hemen ısınıp severdi" buyurdu.
Cabir bin Semüre hazretleri; "Resulullah, mübarek elini yüzüme sürdü. Elinde, sanki attarların yani koku satan kmiselerin çantasından yeni çıkarılmış gibi güzel bir koku, serinlik buldum. Resulullah efendimiz, elini bir kimsenin eline müsafeha için değdirmiş olsa,y bütün gün o kimsenin elinden o güzel koku çıkmazdı" buyurdu.
Hazret-i Aişe validemiz; "Resulullah, bir çocuğun başını okşadığı zanan, diğer çocuklar arasında o çocuk, güzel kokusundan hemen belli olurdu" buyurdu.
Hz.Ebu Hüreyre; "Yürüyüşünde Resulullah'tan daha sür'atli kimseyi görmedim. Sanki yer kendisinde dürülüyordu. O'nunla yürürken, biz bütün gücümüzü sarf edip kendimizi zorluyorduk" buyurdu.
Peygamber efendimiz, fevkalade güzel konuşurdu. Sözün nereden başlatılıp nerede bitirileceğini en mükemmel bir şekilde bilirdi. Sözleri, söyleyiş bakımından berrak son derece fasih ve beliğ idi. Söz ve kelimelerinde mananın doğruluğu her zaman kendini gösterdi. İfade etme gücü, fevkalade olduğundan, konuşurken hiç yorulmaz ve külfet çekmezdi.