azlumun bedduasından sakın
Peygamberimiz, bir gün sabah namazını kıldırdıktan sonra cemaata yüzünü döndürüp "Ey Muhacirler, ey Ensar cemaatı! Hanginiz Yemen'e hazırlanıp gider?" diye sordu.Hz. Ebu Bekir "Ben giderim ya Resulallah!" dedi.Peygamberimiz sustu. Ona cevap vermedi."Ey Muhacirlerle Ensar cemaatı! Hanginiz Yemen'e hazırlanıp gider?" diye tekrar sordu.
Hz. Ömer kalkıp "Ben giderim ya Resulallah!" dedi. Peygamberimiz sustu. Ona da, cevap vermedi.Sonra "Ey Muhacirlerle Ensar cemaatı! Hanginiz hazırlanıp Yemen'e gider?" diyerek üçüncü kez sordu.
Muaz bin Cebel kalkıp "Ben giderim ya Resulallah!" dedi.Peygamberimiz "Ey Muaz! Bu vazife, senindir. Ey Bilal! Bana sarığımı getir!" buyurdu. Sarık getirilince, onu, Muaz bin Cebel'in başına sardı. Muaz bin Cebel, Cened'de Kadılık, Hakimlik yapacak, halka İslâmiyeti, Kur'an okumayı öğretecek, Yemen ülkesinde tahsil edilen zekat ve sadakaları da vazifelilerinden teslim alacaktı
Peygamberimiz, Muaz bin Cebel'e "Sana bir dava getirilip arz edildiği zaman nasıl ve neye göre hüküm verirsin?" diye sordu.Muaz bin Cebel "Allahın Kitabındaki hükümlere göre hüküm veririm!" dedi.Peygamberimiz "Eğer Allahın Kitabında dayanacağın açık bir hüküm olmazsa? Neye göre hüküm verirsin? diye sordu
Muaz bin Cebel "Resulullahın o husustaki hükümlerine Sünnetine göre hüküm veririm!" dedi. Peygamberimiz "Eğer, Resulullahın hükümlerinde Sünnetinde de dayanacak bir hüküm bulunmazsa, ne yaparsın?" diye sordu
Muaz bin Cebel "O zaman, ben de tereddüd etmeden kendi görüşüme göre ictihad eder, hüküm veririm!" dedi Bunun üzerine, Peygamberimiz, elini Muaz bin Cebel'in göğsünü sığayarak "Hamd olsun o Allah'a ki, Resulullahın Elçisini , Resulullahın hoşnud olacağı şeye muvaffak kıldı." buyurdu
Sonra şu tavsiyelerde bulundu:
"Sen, Kitap ehli olan bir kavme gidiyorsun.Onları, Allahdan başka ilah bulunmadığına, benim de, Resulullah olduğuma şehadet getirmeğe davet et! Eğer, bu hususta sana itaat ederlerse, kendilerine bildir ki: Allah onlara, her gün ve gecede, beş vakit namaz farz kılmıştır.Eğer, sana bu hususta da, itaat ederlerse, onlara bildir ki: Allah, kendilerine, zenginlerinden alınıp fakirlerine verilecek bir zekat farz kılmıştır.Eğer, sana bu hususta da, itaat ederlerse, sakın, mallarının en kıymetlilerini alma!Mazlumun bedduasından sakın! Çünkü, bu dua ile yüce Allah arasında perde yoktur!" buyurdu
Muaz bin Cebel hazretleri " Bana, tavsiyenizi artırın! "deyince, Peygamberimiz," Günahın arkasından hemen sevabı yetiştir ki, onu, yok etsin!" buyurdu."Bana tavsiyeni biraz daha artırın! "deyince, Peygamberimiz," İnsanlara, güzel ahlakla muamele et!" buyurdu. Sonra şöyle devam etti:
" Ey Muaz! Sen ki Kitap Ehli bir kavmın üzerine gidiyorsun.Onlar, senden, Cennetin anahtarı ne olduğunu soracaklardır.Onlara "Cennetin anahtarı, "La ilahe illallahü vahdehu la şerike leh" de!" buyurdu
Muaz bin Cebel "Bana, Kitapta bulunmayan ve sizden de, işitmediğim bir şey sorulur ve halli için bana getirilirse, ne buyurursun?" diye sordu.
Peygamberimiz "Allah için tevazu göster. Allah, seni yükseltir. Sakın, iyice bilmedikçe, hüküm verme! Sana, müşkil, karmaşık gelen işi ehline sor, danış, utanma! En sonra ictihad et!
Muhakkak ki, Allah, doğruluğuna göre seni muvaffak kılar.İşler, sana karma karışık gelirse, gerçek, sence belli oluncaya kadar bekle, yahut, bana yaz! O hususta keyfine göre hareket etmekten sakın! Yumuşak davranmanı sana tavsiye ederim!