abir'in alacaklıları gelsinler
Resulullah efendimizin mucizelerinin bir çeşiti de yemeğin çoğalmasıdır. Gizli, açık çok defa görülmüştür.
Bunlardan biri Hazret-i Cabir'in vakı'asıdır ki, Hendek savaşı anlatılırken geçtmişti. Biri de bir avuç hurmayı çoğaltmaktır ki, o da aynı bahiste geçti. İkisi de büyük mu'cizelerdir. Yine Hazret-i Cabir'den nakledilir. Der ki, çok borcum vardı. Hurma mahsulüm onun onda birine, belki yüzde birine yetmiyeceğini Efendimize haber verdiğimde, bahçeme gelip, hurma yığınlarından birini üç defa dolaşıp, sonra üstüne çıkıp oturdu. "Cabir'in alacaklıları gelsinler" buyurdu. Geldiler. Herbirine alacakları kadar ölçüp verildi de, hurmalarda hiçbir eksilme olmadı.
* * *
Ebu Hüreyre hazretleri anlatır: Resulullaha birkaç tane hurma getirip, ya Resulallah, bana bunlar için bereketle dua eyle dedim. Dua etti ve sonra: "Bunları al, kabına koy. Ondan almak istediğin zaman, elini içine sok ve al, onları boşaltıp saçma" buyurdu.
Emirlerine göre hareket ettim. O çantamı gece gündüz yanımdan ayırmadım. Resulullah, Hazret-i Ebu Bekir ve Hazret-i Ömer zamanlarında, daima onun içinden yerdim, bazı kimselere de yedirirdim. Çok çok da sadaka verirdim. Hazret-i Osman'ın şehid olduğu fetrette çantam düşüp kayboldu.
Bir defasında da kıtlık olmuştu. Resulullah Medine'de minberde iken, bir kimse, ya Resulallah kıtlıktan helak olduk, yağmur yağması için dua edin dedi.
Duaya başladığında gökte bir bulut yok iken, mübarek ellerini yüzlerine sürmeden, sür'atle kat kat bulutlar toplanıp, bir hafta gece gündüz yağmur yağdı.
Sonra yine minberde iken, o kişi, ya Resulallah, yağmurdan helak olduk demekle, Resulullah tebessüm buyurup, uzun bir dua eyledi. Mübarek ellerini havaya işaret ettikleri yerden bulutlar açıldı.
* * *
Bir gün Resulullah: "Allahü teâlâ benim için dünyayı kaldırdı. Onu ve içindekileri ve kıyamete kadar onda olacakları avucumun içini görür gibi görüyorum" buyurdu.
Sahabeden Huzeyfe bin Yeman hazretleri: "Resulullah bizim için bir makam ikame etti. Kıyametin kopmasına kadar makamından bir şey bırakmadı. Hepsini söyledi. Onu muhafaza eden etti, unutan unuttu" dedi.
Mesela bunlardan biri Medine'de iken Habeş padişahı Necaşi'nin vefatını Sahabeye bildirmesidir.
Acem padişahı Hüsrev'den Medine'ye elçi geldikte, bir gün onlara: "Bu gece padişahınızı kendi oğlu katl etti" buyurmasıdır. Gerçekten öyle olduğu haberi sonradan geldi.
Resulullah hanımı Hazret-i Hafsa'ya: "Sana müjde vereyim, muhakkak ki, Ebu Bekir ve Ömer, benden sonra ümmetimin işlerini yürütürler" buyurdu. Hazret-i Ebu Bekir'le, Hafsa validemizin babası Hazret-i Ömer'in halife olacaklarına işaret buyurdu.