aybı sadece Allah bilir
Müreysi gazadan dönüşte, bir gece konakladıkları yerde büyük bir fırtına çıktı. Bu fırtına sebebiyle, Resulullahın bindiği deve kayboldu. Zeyd bin Lusayt adlı münafık, Muhammed devesinin nerede olduğunu bilmezken, Rifa'a'nın ölümünü nereden bilir dedikte, Cebrail aleyhisselam gelip, Zeyd'in sözünü ve devenin yerini bildirdi.
Resulullah: "Ben gaybı bilemem, Allah bilir. Lakin Allahü teâlâ bana o münafıkın sözünü ve devenin yerini haber verdi. İşte filan yerdedir ve yuları ağaca takılmıştır" buyurdu.
İşitenler doğru oraya koşup, deveyi buyurulan yerde, buyurulduğu şekilde bulup getirdiler. Zeyd imana geldi.
Cenab-ı Hakkın izniyle Resulullahın bir gaybdan haber verme hadisesi de şöyle oldu:
Esirlerden Cüveyriyye hatunun babası Haris bin ebi Dırar, kızını kurtarmak için birçok deve getirirken, iki deveye kıyamayıp, şehre yakın yerde sakladı. Resulullah'la buluştukta, bunları alıp, "Kızımı bana ver !"dedi.
Resulullah: "Hani, filan yerde sakladığın iki deve?" buyurunca, Haris hayran olup, "Ya Resulallah, benim onları sakladığımı Allah'tan başka bir ferd bilmezdi" deyip, kendisi, iki oğlu ve kavminden nice kimseler imana geldi.
O iki deveyi de getirip verdi. Kızı da imana geldi. Daha sonra da Resululahın hanımı olmakla şereflendi.
* * *
Resulullah'ın mucizelerinin bir çeşiti de, mübarek parmakları arasından su akıp fışkırmasıdır. Su ile et arasında, su ile ilgi bulunmadığından, en büyük harika ve bütün peygamberlerin mucizelerinin en büyüğüdür demişlerdir.
Bu cins mucize, Resulullahdan, ekseriya seferlerde görülürdü. Çok defa görülmüştür. Herbirinde mübarek ellerini bazı su kablarına sokar, sahih kavil üzere, parmakları arasından, etle deri arasındaki yerden, Allah'ın kudreti ile, pınardan çıkar gibi su çıkıp, fışkırırdı.
Orada bulunanlar görürler, bazan seksen, bazan üçyüz, bazan binbeşyüz, Tebuk gazvesinde otuz, kırk, yahud yetmişbin kişi, kendilerine ve hayvanlarına yetecek kadar su alırlardı.
Yüzbinlerce insan olsa yine ihtiyaclarına yetişecek şekilde akardı. Lakin Müslümanların işi görüldükte, mübarek ellerini sudan dışarı çıkarır ve su kesilirdi.
* * *
Peygamber efendimizin bir çeşit mucizeleri de, hazreti İsa gibi ölüleri diriltmesidir:
Resulullah bir kimseyi imana da'vet ettikte, ölmüş kızımı diriltmedikçe imana gelmem dedi. Resulullah onunla kabristana gitti. "Ey filanca" deyip ismiyle çağırdı. Ölü, kabir içinden, buyur, emir et dedi.
Resulullah: "Dünyaya gelmek ister misin?" buyurdu. "Hayır, vallahi istemem, ya Resulallah! Ben Allah'ı anamdan ve babamdan daha iyi, ahıreti de kendime dünyadan daha hayırlı buldum" dedi.
* * *
Ensardan bir genç vefat etti. Yanında olanlar üstünü örttü. Kör ve acuze olan annesi haberdar oldukta: "Ey Allah'ım, sen her bir şiddette, sana ve resulüne yardım için sığındığımı bilirsen, Resulullahın hürmetine bu musibeti bana yükleme" diye dua etti. Çok zaman geçmeden, Hakk'ın kudretiyle, ölü dirildi ve yüzünü açıp, oradabulunanlarla birlikte yemek yedi.