ızım, niçin böyle ağlıyorsun
Peygamber efendimiz tek gömleğini verip bundan dolayı namaza gidemediği gün, namazdan sonra, hazret-i Ali, Resulullah'ın yanına gelip;
"Ya Resulallah! Bugün, çoluk-çocuğuma nafaka yapmak için sekiz dirhem gümüş ödünç almıştım. Bunun yarısını size vereyim. Kendinize antari (elbise) alınız" dedi.
Resul aleyhisselam çarşıya çıkıp iki dirhem ile bir antari satın aldı. Geri kalan iki dirhem ile yiyecek almaya giderken bir amanın oturduğuu gördü; "Allah rızası için ve Cennet elbiselerine kavuşmak için, bana kim bir gömlek verir?" diyordu.
Almış olduğu antariyi, ona verdi. Ama, entariyi eline alınca, misk gibi güzel koku duydu. Bunun, Resul aleyhisselamın mübarek elinden geldiğini anladı. Çünkü Resul aleyhisselamın birkere giydiği herşey, eskiyip dağılsa bile, her parçası misk gibi güzel kokardı.
Dua ederek; "Ya Rabbi! Bu gömlek hürmetine, benim gözlerimi aç" dedi. İki gözü hemen açıldı ve Resul aleyhisselamın ayaklarına kapandı.
Resul aleyhisselam oradan ayrıldı. Bir dirhem ile bir antari satın aldı. Bir dirhem ile yiyecek almaya giderken, bir hizmetçi kızın ağladığını görüp; "Kızım, niçin böyle ağlıyorsun?" buyurdu.
"Bir Yahudinin hizmetçisiyim. Bana bir dirhem verdi. Yarım dirhem ile bir şişe ve yarım dirhem ile de yağ satın aldım. Bunları alıp gidiyordum. Elimden düştü. Hem şişe, hem de yağ gitti. Şimdi ne yapacağımı şaşırdım" dedi.
Resul aleyhisselam, son dirhemini kıza verdi. "Bununla şişe ve yağ al, evine götür" buyurdu.
Kızcağız; "Eve geç kaldığım için Yahudinin beni döğeceğinden korkuyorum" deyince; "Korkma! Seninle birlikte gelir, sana bir şey yapmamasını söylerim" buyurdu.
Eve gelip kapıyı çaldılar. Yahudi kapıyı açıp, Resulullah efendimizi görünce, şaşırıp kaldı. Yahudiye, olanı biteni anmatıp, kıza bir şey yapmaması için şefaat buyurdu.
Yahudi, Resulullah'ın ayaklarına kapanıp; "Binlerce insanın baş taci olan, birlerce aslanın, emrini yapmak için beklediği en büyük Peygamber! Bir hizmetçi kız için, benim gibi bir miskinin kapısını şereflendirdin.
Ya Resulallah! Bu kızı senin şerefine azad ettim. Bana imanı, İslâm'ı öğret. Huzurunda Müslüman olayım" dedi.
Resul aleyhisselam, ona Müslümanlığı öğretti. Müslüman oldu. Evine girdi. Çoluğuna-çocuğuna anlattı. Hepsi Müslüman oldu. Bunlar, hep Resulullah'ın güzel huylarının bereketi ile oldu.
Resul aleyhisselamın güzel huyları pek çoktur. Her Müslümanın bunları öğrenmesi ve bunlar gibi ahlaklanması lazımdır.
Böylece, dünyada ve ahırette felaketlerden, sıkıntılardan kurtulmak ve o iki cihan efendisinin şefaatine kavuşmak nasib olur.