izin için af ve magfiret dilerim
Resulullah efendimiz; "Ben öldükten sonra, diri iken olduğu gibi anlarım" buyruldu. Başka bir hadis-i şerifde; "Peygambeler, kabirlerinde diri olup namaz kılarlar" buyruldu.
İbrahim bin Bişar hazretleri; "Hac ettikten sonra, kabr-i saadeti ziyaret için Medine'ye gittim. Hücre-i seadet önünde selam verdim. Vealeykesselam cevabını işittim" buyurmuştur.
Evliyanın büyüklerinden Seyyid Ahmed Rifai hazretlerinin ve bir çok velilerin Resulullah'a verdikleri, selamın cevabını işittikleri ve Ahmed Rıfai'nin, Resulullah'ın mübarek elini öpmekle şereflenmiş olduğu, çok sağlam kitpalarda yazılıdır.
İmam-ı Süyuti, kitabında; "Yüksek derecedeki veliler, peygamberleri ölmemiş gibi görürler. Peygamber efendimizin Musa aleyhisselamı mezarında diri olarak görmesi, bir mucize idi. Evliyanın da böyle görmeleri keramettir. Keramete inanmamak, cahillikten ileri gelir" buyurmaktadır.
İbn-i Hibban, İbn-i Mace ve Ebu Davud'un bildirdikleri hadis-i şerifde; "Cuma günleri bana çok salevat okuyunuz! Bunlar, bana bildirilir" buyruldu. "Öldükten sonra da bildirilir mi?" denildikde;
"Toprak, peygamberlerin vücudunu çürütmez. Bir mü'min bana salevat okuyunca, bir melek bana haber vererek, ümmetinden falan oğlu filan, sana selam söyledi ve dua etti der" buyurdu.
Resulullah efendimiz diri iken, Eshabına, Allahü teâlânın bir rahmeti, büyük nimeti olduğu gibi, vefatından sonra da bütün ümmeti için büyük nimettir. İyiliklere sebeptir.
Bekir bin Abdullah Müzeni'nin rivayet ettiği hadis-i şerifde; Resul-i ekrem; "Hayatım sizin için hayırlıdır. Bana anlatırsınız. Ben de size anlatırım. Öldükten sonra vefatım da sizin için hayırlı olur. Amelleriniz bana gösterilir. İyi işlerinizi gördüğüm zaman, Allahü teâlâya hamd ederim. Kötü işlerinizi gördüğüm zaman, sizin için af ve magfiret dilerim" buyurdu.
Kasım bin Abbas hazretleri, Resulullah efendimizin defin hizmetiyle şerefleniyordu. Kabirdeki hizmet bitince en son o çıktı. Dedi ki:
"Resulullah'ın mübarek yüzünü en on gören benim. Kabrinde mübarek dudakları kıpırdıyordu. Üzerine eğilip kulak verdim. "Ya Rabbi! Ümmetim!.. Ya Rabbi! Ümmetim!.." diyordu.