abrinde diri olması
Peygamberler bilmediğimiz bir hayat ile kabirlerinde diridirler. Evliya ve şehidler de diridiler. Diri olmaları sözde değildir. Tam olarak diridirler. İmran suresi 169. Ayet-i kerimesinde mealen; "Allahü teâlâ yolunda öldürülenleri ölü sanmayınız! Onlar, Rablerininin yanında diridirler. Rızıklandırılmaktadırlar" buyurdu.
Bu ayet-i kerime, şehidlerin diri olduklarını bildirmektedir. Şehidler, başka Müslümanlar gibidirler. Onlardan bir üstünleri yoktur. Peygamberler, şehidlerden elbet daha ileride ve daha üstündür. İslam alimlerine göre her peygamber, şehid olarak ölmüştür. Resulullah efendimiz son hastalağında; "Hayber'de yemiş olduğum yemeğin acısını her zaman duyardım" buyurdu. Bu hadis-i şerif, Resulullah efendimizin şehid olarak vefat ettiğini bildiriyor.
Bu sebeple, Efendimizin bütün şehidler gibi kabrinde diri olduğu buradan da anlaşılıyor. "Buhari" ve "Müslim" de bildirilen hadis-i şerifde; "Mirac gecesinde, Musa'nın (aleyhisselam) kabri yanından geçirildim. Mezarında, ayakta namaz kılıyordu" buyuruldu.
Başka bir hadis-i şerifde; "Allahü teâlâ, toprağın peygamberleri çürütmesini haram etmiştir" buyruldu. Bunun doğru olduğunu, alimler sözbirliği ile bildirmektedir. "Buhari" ve "Müslim"de; "Allahü teâlâ, Mirac gecesinde, bütün peygamberleri, Peygamberimize gönderdi. Onlara imam olup, iki rek'at namaz kıldılar" yazılıdır.
Namaz kılmak, rüku ve secde yapmakla olur. Bu haber, diri olarak, cesed ile, beden ile kıldıklarını gösteriyor. Musa aleyhisselamın kabrinde namaz kılması da, bunu göstermektedir. "Mişkat" kitabının son cildinde Mirac babının birinci faslı sonunda; Müslim'den alarak Ebu Hüreyre'nin bildirdiği hadis-i şerifde; Allahü teâlâ bana gösterdi. Musa (aleyhisselam) ayakta namaz kılıyordu, zayıf idi. Saçları dağınık ve sarkık değildi. Şen'e kabilesinden bir yiğit gibi idi. İsa (aleyhisselam), Urve bin Mes'ud Sekafi'ye benziyordu" buyruldu.
Şen'e Yemen'de bulunan iki kabilenin ismidir. Bu hadis-i şerifler, Peygamberlerin, Rableri yanında diri olduklarını göstermektedir. Onların cesedleri (bedenleri), ruhları gibi latif olmuştur. Kesif, katı değildir. Madde ve ruh aleminde görünebilirler.
Bunun için, peygamberler, ruhları ve bedenleri ile görünebilirler. Hadis-i şerifde, Musa ve İsa aleyhisselamın, namaz kıldıkları bildiriliyor. Namaz kılmak, çeşitli hareketler yapmaktır. Bu hareketler beden ile olur. Ruh ile olmaz. Musa aleyhisselamı, "Orta boylu, eti az, zayıf, saçları toplu gördü" buyurması; ruhunu değil, bedenini gördüğünü gösteriyor.