önenlerin ilki olmayın
Peygamberimizin vefatından sonra, münafıkların, Yehudilerin ve Hıristiyanların kışkırtmaları ile topluluklar halinde dinden dönmeler başladı.
Hz. Süheyl bin Amr, Kabe'nin kapısına dikilerek Mekkelilere seslendi.Onlara şunları söyledi:
"Ey Mekkeliler! Siz, Müslüman olanların sonuncusu oldunuz. Sakın irtidad edenlerin, Müslümanlıktan dönenlerin ilki olmayınız! Vallahi, yüce Allah, Resul aleyhisselamın buyurduğu gibi, bu işi, muhakkak tamamlayacaktır! Ben, Onu, şu bulunduğum yerde tek başına dikilerek, "Benimle birlikte La ilahe illallah deyiniz de, size bakarak Araplar dine girip Arap olmayanlar, size cizye ödesin! Vallahi, Kisra'nın ve Kayser'in hazineleri Allah yolunda harcanacaktır!" buyurduğunu işitmişimdir.
Alay edenlerin, zekat ve sadaka tahsildarı olduklarını gördünüz. Vallahi, geri kalanı da, vuku' bulacaktır! Vallahi, ben, iyi biliyorum ki: Güneşin doğması ve batması devam ettiği müddetce, bu din, devam edecektir. Aranızdaki o kişiler, sizi aldatmasın! Benim bildiğim bu işi, o kişiler de, bilir.
Fakat, Haşim oğularına olan kıskançlığı, onların kalblerini mühürlemiştir.
Ey insanlar! Ben, Kureyş'in, karada ve denizde en çok taşıtları bulunanıyım. Siz, Emir'inize itaat ediniz ve zekatlarınızı ona ödeyiniz.
Eğer, İslamiyet işi, sonuna kadar devam etmezse, ben, sizin zekatlarınızı size geri vermeğe kefilim! "dedi ve ağladı.
Bunun üzerine, halk, yatıştı.
Süheyl bin Amr, yaptığı tesirli konuşma ile Mekkelileri irtidaddan vazgeçirince, Mekke Valisi Attab bin Esid, ortaya çıkabildi.
Süheyl bin Amr, Bedir Savaşına, müşriklerle birlikte katılıp esir edildiği zaman, Peygamberimizin, Hz. Ömer'e, onun hakkında "Yermeyeceğin bir Makamda dikilip halka hitapta bulunması da, memuldür!" Hadisi ile haber verdiği hoşa gidecek Makamdaki konuşmasından maksadının bu konuşması ve hizmeti olduğu anlaşıldı.
Hz. Ömer de, Süheyl'in konuşmasını işittiği zaman, Peygamberimizin, onun hakkında söylemiş olduğu sözü hatırlamış ve "Ben şehadet ederim ki: Sen, muhakkak Resulullahsın!" demekten kendini alamamıştır.