a Rabbi! Ümmetim!.. Ümmetim
Peygamberimizin vefatından hemen sonra, Eshab-ı kiram ilk olarak, bütün işleri idare etmesi için hazret-i Ebu Bekir'i, halif seçtiler. Ona bi'at edip, tabi oldular ve emrine göre işleri görmeye başladılar.
Resul-i ekrem efendimiz, hicretin on birinci yılında (miladi 632) Rebi'ül-evvel-ayının 12'sinde Pazartesi günü öğleden evvel ahırete irtihal eyledi. O anda Kameri seneye göre 63, Şemsi seneye göre de 61 yaşında bulunuyordu.
Peygamber efendimizi, hazret-i Ali, hazret-i Abbas, hazret-i Fadl bin Abbas, hazret-i Kusem bin Abbas, hazret-i Üsame bin Zeyd, hazret-i Salih yıkadılar.
Yıkama esnasında mübarek vücudundan öyle bir misk kokusu yayıldı ki, şimdiye kadar hiç kimse öyle bir koku koklamamıştı. Sonra kefenlediler.
Bir sedir üzerinde taşınıp, mescide getirildi. Daha önce sevgili Peygamberimizin haber verdiği şekilde, herkes mescidden dışarı çıktı. Melekler, bölük bölük gelip namazını kıldalar.
Meleklerin kılması bitince, sahibi görünmeye bir ses; "Giriniz! Peygamberinizin namazını kılınız!" diyordu. Bunun üzerine Eshab-ı kiram içeri girdi. İmamsız olarak sevgili Peygamberimizin namazını kıldılar. Çarşamba günü akşamına kadar ancak bitirebildiler.
Dedi ki: "Resulullah'ın mübarek yüzünü en son gören benim. Mübarek dudakları kıpırdıyordu. Üzerine eğilip kulak verdim; "Ya Rabbi! Ümmetim!.. Ya Rabbi! Ümmetim!..." diye yalvarıyordu.Sevgili Peygamberimiz, ahırete irtihal ettiği gün, Abdullah bin Zeyd hazretleri; "Ya Rabbi! Ben bu gözü, habibinin mübarek nurlu yüzüne bakmak için isterdim. O görünmez olunca, artık ne yapayım! Ya Rabbi! Gözümü al!" diye dua etti ve göremez oldu.
Ya Resulallah! Senin kapındaki kölenin,
Ayaklarına değen toprağı öpmeyenin,
Ve bu seadet için can feda etmeyenin,
Sana sevgisi yoktur; inanmam, sözü yalan.
Senin kölen mührünü vurmayanlar alnına,
Sevgi gerdanlığını takmayanlar boynuna;
Hedef olmayan eşsiz nazarının okuna,
Seviyorum demesin; eğer severse insan.