lk yanıma gelecek olan sensin
Resulullah efendimizin durumu ağırlaşıp gözlerini kapatınca, hazır olanlar, mübarek ruhunun kabzolduğunu sandılar. Hazret-i Fatıma validemiz dayanamayıp, babasının mübarek kulağına doğru eğildi ve gönülleri yaralayan bir sesle; "Ey benim babacığım!.." diye seslendi.
Hiç cevap gelmeyince bu sefer; "Canım sana feda olsun ya Resulallah! Ne olur mübarek gözlerini bir aç da bana bir şey söyle.." dedi.
Alemlerin efendisi, mübarek gözlerini açıp, kızının gözyaşlarını sildi ve onun kulağına vefat edeceğini bildirdi. Bunun üzerine hazret-i Fatıma ağlamaya başladı. Bu defa kulağına; "Ehl-i beytimden, ilk önce, benim yanıma gelecek sensin!" buyurdular. O da bu müjdeye sevinip teselli buldular.
Hazret-i Fatıma validemiz; "Ey babacığım! Bugün ayrılık günü! Bir daha sana ne zaman kavuşurum?" diye sordu. Resulullah efendimiz; "Ey kızım! Beni kıyamet günü havzın kenarında bulursun. Ümmetimden, havza gelenlere su veririm" buyurdu.
Hazret-i Fatıma; "Eğer seni orada bulamazsam, ne yaparım?" diye sorunca, Peygamber efendimiz; "Mizanın yanında bulursun. Orada, ben ümmetime şefaat ederim" buyurdu.
Hazret-i Fatıma validemiz; "Orada da bulamazsam ya Resulallah!" deyince, Peygamber efendimiz; "Sıratın yanında bulursun. Ben orada Rabbime; "Ya Rabbi! Benim ümmetimi ateşten muhafaza eyle" diye yalvarırım" buyurdu.
Bundan sonra hazret-i Ali hüzünlü bir sesle; "Ya Resulallah! Siz ruhunuzu teslim ettikten sonra, sizin gaslinizi kim yapacak, neye kefenleyeceğiz. Namazınızı kim kıldıracak, kabre kim koyacak?" diye sordu.
Peygamber efendimiz; "Ey Ali, beni sen yıka, Fadl bin Abbas sana su döksün. Cebrail sizin üçüncünüz olur. Gasl (yıkama) işimi bitirince, kefenimi yaparsınız. Cebrail, Cennet'ten güzel koku getirir. Sonra beni mescide götürünüz ve çıkınız. Çünkü ilk önce Cebrail, sonra Mikail, sonra İsrafil, sonra melekler grup grup namazımı kılacaklar. Daha sonra siz giriniz, saf saf olunuz. Hiç kimse benden öne geçmesin" buyurdu.
Sonra, beklemekte olan Azrail aleyhisselama; "Ey Azrail! Ziyaret için mi geldin, yoksa ruhumu kabzetmek için mi?" diye sorunca, Azrail aleyhisselam; "Hem misafir, hem de vazifeli olarak geldim. Allahü teâlâ bana, senin huzuruna izinle girmemi emretti. Mübarek ruhunu ancak izninle alırım. Ya Resulallah! İzin buyurursan, emrinize uyar, ruhunuzu kabz ederim. Yoksa döner, Rabbime giderim" dedi.