a Rabbi! Bana sabır ihsan eyle
Resulullah efendimiz hastalığı sırasında , huzur-i şeriflerine hazret-i Ali'yi çağırdılar. Mübarek başını onun kucağına koydular. Mübarek alnı terlemiş, mübarek rengi değişmişti.
Hazret-i Fatıma validemiz, mübarek babasının o halini görünce, bakmaya dayanamadı ve oğulları hazret-i Hasan ile hazret-i Hüseyin'in yanına gitti. Ellerinden tutup ağlamaya başladı.
"Ey benim babam! Kızını kim gözetir! Hasan ve Hüseyin'i kime emanet edersin? Vay babam! Canım sana feda olsun! Senden sonra benim halim nice olur! Gözüm, mübarek yüzünden sonra kime bakar!"
Resulullah efendimiz, kızının gönülleri yakan bu sözlerini işitince, mübarek gözlerini açtı ve onu yanına çağırdı. "Ya Rabbi! Bana sabır ihsan eyle" diye dua ettikten sonra; "Ey Fatıma! Ey gözümün nuru! Baban can çekişme halindedir!" buyurunca, işli iniltilerle ağlaması daha da arttı.
Hazret-i Ali; "Ey Fatıma! Ne olur sus, Resulullah'a daha fazla üzme!" deyince, sevgili Peygamberimiz; "İncitme ya Ali! Bırak babası için gözleri yaş döksün!.." buyurdu. Sonra, mübarek gözlerini yumarak kendinden geçer gibi oldu.
Sonra hazret-i Hasan, mübarek dedesinin huzur-i şerifine gelip; "Ey benim mübarek dedem! Senin ayrılığına kim dayanabilir! Gönül perişanlığımıza kime arz ederiz! Senden sonra anneme, babama ve kardeşime kim şefkat eder? Ezvacın ve Eshabın, o güzel ahlakınızı nerede bulurlar!.." diyerek ağlayınca, Peygamber efendimizin mübarek hanımefendilerinde dayanacak hal kalmadı. Hep birlikte ağlamaya başladılar.
Dışarda pek müteessir bir halde bekleyen Eshab-ı kiram, Peygamber efendimizin rahatsızıklarının çok arttığını işitince, gönülleri dağlandı. Ağlamaya başladılar. Son bir defacık olsun, sevgili Peygamberininin mübarek cemalini görmek için; "Ne olur, kapıyı açın! Resul aleyhisselamın mübarek yüzünü bir defa daha görelim!.." diyerek kapıda yalvarıyorlardı.
Alemlere rahmet olarak gönderilen Allahü teâlânın habibi, sevgilisi, Eshabının bu yakarışlarını işitince, merhamet eyleyip; "Kapıyı açınız!" buyurdular. Eshabın ileri gelenleri içeri girdiler. Sevgili Peygamberimiz, onlara sabır tavsiye etti.