ranızdan ayrılmam yaklaştı
Alemlerin efendisi, şiddetli ağrılarının olduğu bir gün, Eshab-ı kiram ile helallaşmak, ahırete kul haklarıyla gitmemek için Bilal-i Habeşi hazretlerini çağırttı. Ona; "Halka seslen! Mescide toplansınlar. Onlara son vasiyetimi yapmak istiyorum!.." buyurdular.
Hazret-i Bilal; Eshabı mescide topladı. Sevgili Peygamberimiz, hazret-i Ali ve Hz. Fadl'a dayanarak mescidi teşrif ettiler Minbere oturup, Allahü teâlâya hamd ve senadan sonra;
"Ey Eshabım! Bilmiş olunuz ki, aranızdan ayrılmam yaklaştı. Kimin bende hakkı varsa, benden istesin. Benim yanımda sevgili olan, benden hakkını istesin veya helal etsin ki, Rabbime ve rahmetine bunları ödemiş olarak kavuşayım" buyurdular.
Sonra minberden inip, öğle namazını kıldırdılar. Namazdan sonra, tekrar minbere çıkıp, namazdan önce buyurduğunu tekrar ettiler.
Sevgili Peygamberimizin, vefatına üç gün kala, hastalığı ağırlaştı. Mescide çıkıp cemaate namaz kıldıramadılar. Cemaatla kılamadığı ilk namaz, yatsı namazı idi.
Hazret-i Bilal her zamanki gibi, vaiktte kapıya gelip; "Es-salat, ya Resulallah!" dedi. Sevgili Peygamberimizin dermansızlıktan mescide gitmeye mecali yoktu. "Ebu Bekir'e söyleyiniz! Eshabıma namazı kıldırsın" buyurdu.
Hazret-i Aişe validemiz; "Canım sana feda olsun ya Resulallah! Babam yumuşak kalbli ve çok üzüntülüdür. Zat-ı alinizin makamına durup, orada sizi göremezse ağlamaktan okuyamaz. İmamete Ömer'in geçmesini emreder misiniz?" diyerek sual eyledi.
Peygamber efendimiz tekrar; "Ebu Bekir'e söyleyiniz! Eshabıma imam olup namazı kıldırsın" buyurdular. Hazret-i Bilal, Hz.Ebu Bekir-i Sıddik'a durumu bildirdi. Hazret-i Ebu Bekir, mihrabda Resulullah efendimizi göremeyince, kalbinden vurulmuşa döndü, aklı gideyazdı. Ağladı!.. ağladı!.. Eshab-ı kiram da ağlamaya başladılar.
Habibullah efendimiz, mescidden gelen bu feryadın ne olduğunu sorunca, hazret-i Fatıma validemiz; "Canım sana feda olsun ya Resulallah! Eshabın, ayrılığımıza dayanamadığı için ağlıyorlar!.." diye durumu arzetti. Merhamet deryası sevgili Peygamberimiz çok müteessir olmuşlardı. Eshabını teselli eylemek için hastalığının bu kadar şiddetine rağmen, güçlükle kalktılar. Hazret-i Ali ve hazret-i Abbas'a dayanarak mescide geldiler. Namazdan sonra; "Ey Eshabım! Siz, Allahü teâlânın hıfzındasınız ve sizi Allahü teâlâya emanet ettim! Takva üzere olun. Allahü teâlâdan korkun, Allahü teâlânın emrini tutun ve itaat edin. Ben, artık bu dünyadan ayrılıyorum" buyurdular.