ahudiler yola geldi
Hayber'de ele geçen ganimetler ve esirler arasında, Huyey bin Ahtab'ın kızı Safiyye de vardı.
Alemlerin efendisi, bunu azad etti. O da bu hale çok duygulanıp, canu gönülden, Kelime-i şehadet getirerek Müslüman oldu.
Bu duruma çok sevinen sevgili Peygamberimiz, hazret-i Safiyye validemizi nikahıyla şereflendirip, sevindirdiler.
Böylece hazret-i Safiyye, müminlerin annesi oldu. Sehba mevkiinde düğünü yapılıp, kavun ve hurmadan velime yani düğün yemeği verildi.
Safiyye validemizin, mübarek gözlerinde bir morluk görülüyordu. Sevgili Peygamberimiz; "Nedir bu iz?" buyurduklarında, şöyle anlattı:
"Bir gece rüyamda ayın gökten inip koynuma girdiğini görmüştüm. Kocam Kenane'ye anlatınca; "Sen şu üzerimize gelen Arab Meliki'nin hanımı olmaya göz dikmişsin!" diyerek, gözüme bir tokat vurdu ve gördüğünüz gibi morardı"
Hayber fethedildikten sonra, Yahudiler, Peygamber efendimize; "Ya Muhammed! Biz Hayber'den çekip gideceğiz. Fakat, biz ziraattan, tarla, bağ, bahçe bakımından iyi anlarız. İstersen, bu verimli arazileri bize kiraya ver. Bu mülkleri işleyelim ve çıkan mahsulün yarısını sana verelim!" diye teklifte bulundular.
Sevgili Peygamberimizin ve sahabilerin, tarla işleri ile uğraşacak zamanları yoktu. Onlar din-i İslâm'ı yaymak için uğraşıyor, cihad-ı fi sebilillah için gecelerini gündüzlerine katarak durmadan çalışıyorlardı.
Bu teklife Peygamber efendimiz memnun oldular ve; "Sizi istediğimiz zaman çıkarmak şartı ile!" buyurdular. Yahudiler bunu kabul ettiler ve Hayber arazilerini işletmeye başladılar.
Peygamber efendimiz, Eshabı ile, muzaffer olarak Medine'ye döndüler. Bu arada daha önce Habeşistan'a hicret eden Eshabının, Ca'fer bin Ebi Talib başkanlığında geldiklerini görünce, çok sevindiler.
Hazret-i Ca'fer'in alnından öpüp, bağrına bastı ve; "Ben Hayber'in fethine mi, yoksa Ca'fer'in gelişine mi sevineyim bilemiyorum. Sizin hicretiniz iki defadır. Siz , hem Habeş ülkesine, hem de yurduma hicret ettiniz" buyurdular.
Hayber'de elde edilen ganimetler; Hudeybiye antlaşmasına katılan bütün Eshab-ı kirama, Hayber'e katılanlara, Habeşistan'dan hicret eden Eshaba ve fethe iştirak eden Devs kabilesine paylaştırıldı.
Hayber'in fethedilmesi ile, Arabistan'daki bütün Yahudiler, Peygamber efendimizin emri altına girmiş oluyorlardı.
Artık müşriklere yardım etme imkanları kalmamıştı. Çevrede bulunan kabileler ve devletler de, silah ve asker bakımından fethedilmesi imkansız gibi görünen Hayber kalesini zapteden Müslümanların, büyük bir güce sahib olduğunu anladılar ve Müslümanlardan çekinmeye başladılar.
Mekkeli müşrikler, Hayber'in fethi ile büyük bir üzüntüye ve ye'se kapıldılar. Bu fetihden sonra, küçüklü büyüklü pek çok kabileler, Müslüman olmak için Medine-i münevvereye geldiler ve Eshab-ı kiramdan olmakla şereflendiler, hatta Gatafanlılar bile...
Yola gelmeyen bazı kabileler ise kuvvet gönderilerek itaat altına alındılar.