ana afiyet olsun ya Eba Amr
Yahudilerle ilgili hükmü verdikten sonra, Sa'd bin Mu'az'ın yakınları, onu, kaldığı çadırdan Abdüleşhel oğullarının evine götürdüler. O gece durumu çok ağırlaşmıştı.
Cebrail aleyhisselam, Peygamber efendimize gelip; "Ya Resulallah! Bu gece senin ümmetinden vefat edip de, vefatı melekler arasında müjdelenen kimdir?" dedi.
Bunun üzerine Kainatın sultanı, hemen Sa'd bin Mu'az'ın halini sordu. Evine götürüldüğünü söylediler. Peygamber efendimiz, yanında Eshab-ı kiramdan bazıları olduğu halde Sa'd bin Mu'az'ın yanına gitti.
Yolda çok sür'atli gitmeleri sebebiyle, Eshab-ı kiram; "Yorulduk ya Resulallah!" dediler.
Peygamber efendimiz de; "Melekler, Hanzala'nın cenazesinde bizden önce bulundukları gibi, Sa'd'ın cenazesinde de bizden önce bulunacaklar. Biz önce yetişemiyeceğiz" buyurarak, hızlı gitmelerinin sebebini açıkladı.
Peygamber efendimiz, Sa'd bin Mu'az'ın yanına gelince, onu vefat etmiş buldu. Baş ucuna durup, Sa'd bin Mu'az'ın künyesini söyleyerek; "Ey Ebu Amr! Sen reislerin en iyisi idin. Allahü teâlâ sana saadet, bereket ve en hayırlı mükafatı versin! Allahü teâlâya verdiğin sözü yerine getirdin. Allahü teâlâ da sana vadettiğini verecektir!" buyurdu.
Eslem bin Haris de şöyle anlatmıştır:
"Resulullah, Sa'd bin Mu'az'ın evine geldi. Biz kapıda bekliyorduk. Resul-i ekrem içeri girdi, adımlarını gayet geniş açarak yürüyordu. Biz de peşinden yürüdük.
Resulullah durmamızı işaret edince durduk ve geriye döndük. İçerde Sa'd'ın cenazesinden başka kimse yoktu. Resululah, içerde bir müddet durduktan sonra dışarı çıktı.
Merak etmiştim; "Ya Resulallah! Adımlarınızı geniş açarak yürümenizin hikmeti nedir?" diye sual eyledim.
Bunun üzerine; "Böylesine kalabalık bir mecliste bulunmadım. (Melekler dolmuştu.) Meleğin biri beni kanadı üzerine aldı da ancak öyle oturabildim" buyurdu.
Sonra; "Sa'd bin Mu'az'ın künyesini söyleyerek; "Sana afiyet olsun ya Eba Amr! Sana afiyet olsun ya Eba Amr! Sana afiyet olsun ya Eba Amr" buyurdu.
Onun vefatı, Resulullah ve Eshab-ı kiramı çok üzdü, gözyaşı döküp ağladılar. Cenazesinde bütün Eshabı-i kiram toplandı.
Sevgili Peygamberimiz, cenaze namazını kıldırdı, cenazesini taşıdı. Eshab-ı kiram, Sa'd bin Mu'az'ın cenazesini taşırken; "Ya Resulallah! Biz, böyle kolay taşınan cenaze görmedik!" dediler.
Bunun üzerine Peygamber efendimiz; "Melekler indi, onu taşıyorlar! Sa'd'ın cenazesine yetmiş bin melek indi. Şimdiye kadar yeryüzünde bu kadar kalabalık halde inmemişlerdi" buyurdu.
Cenazesi kabre indirilirken, Peygamberimiz kabri başında oturup, mübarek gözleri yaşardı ve mübarek sakalını eliyle tutup çok üzüldü. "Sa'd bin Mu'az'ın ölümünden dolayı arş titredi" buyurdu.
Bir defasında, Peygamberimize çok kıymetli bir elbise hediye edilmişti. Eshab-ı kiram ne kadar güzel dediklerinde; "Sa'd bin Mu'az'ın Cennet'teki mendilleri, bundan daha güzeldir" buyurmuştu.