edine'yi terk ettiler
Ka'b bin Eşref kafirinin öldürülmesi, Yahudileri büyük bir korkuya düşürdü. Çünkü, Ka'b gibi ileri gelen bir lider öldürüldükten sonra, kendilerinin öldürülmesi an mes'elesi idi. Sabahleyin toplanıp, Peygamber efendimizin huzuruna geldiler. Gece olan hadiseden şikayetçi oldular. Resul-i ekrem efendimiz; "O, bize hep düşmanlık eder, aleyhimizde şiirler söylerdi. Eğer, sizden her kim böyle yaparsa, bilsin ki, cezası kılıçtır" buyurdular.
Bu tehdit üzerine Yahudiler, korkularından Resulullah efendimizle yeniden bir antlaşma yaptılar...
Bir gün Beni Kaynuka Yahudileri, bir Müslüman hanımla alay etmek istemiş, bunu gören sahabeden biri, derhal kılıcını çekip, o Yahudiyi öldürmüştü. Yahudiler de toplanıp, o mübarek sahabiyi şehid ettiler.
Hadise, Peygamber efendimize bildirildi. Resul-i ekrem efendimiz, onları, Kaynuka pazar yerinde toplayıp; "Ey Yahudi topluluğu! Siz, Allahü teâlânın Kureyş'e verdiği azab gibi bir azaba yakalanmaktan korkunuz ve Müslüman olunuz. Benim, Allahü teâlâ tarafından gönderilmiş bir peygamber olduğumu iyi bilirsiniz. Bunu da, Allahü teâlânın size olan ahdini de kitabınızdan okumuş bulunuyorsunuz..." buyurdu. Bu merhamete rağmen, yaptıkları antlaşmayı bozan Yahudiler, Alemlerin sultanına meydan okuduklarını açığa vurdular.
Bunun üzerine Cebrail aleyhisselam vahiy getirdi ki, mealen şöyle buyruluyordu: "Eğer antlaşma yapan bir kavmin, bir hainliğinde endişeye düşersen, hak ve adalet üzere ahidlerini reddettiğini doğruca kendilerine bildir. Çünkü, Allahü teâlâ hainleri sevmez" (Enfal suresi: 58)
Habib-i ekrem efendimiz, derhal bir ordu kurup Kaynuka Yahudilerinin bulunduğu kaleye yürüdüler. Yahudiler, korkup teslim oldular. Kendilerine Şam'a gitmeye izin verildi. Böylece Medine topraklarından çıkarılmış oldular.