a Rabbi, onları kurtar
Bedir'de esir alınıp daha sonra da Müslüman olan Hz. Velid bin Velid bir müddet sonra, Mekke'ye kardeşlerinin yanına gitti. O zaman Halid bin Velid;
"Madem, Müslüman olacaktın. Kurtuluş fidyesi ödemeden olsaydın? Babamızdan kalan hatırayı elimizden çıkardın. Niçin böyle yaptın?" diye sorunca; Kureyşlilerin; "Esarete dayanamadığı için Müslüman oldu" demelerinden korktum" cevabını verdi.
Bu cevaba çok sinirlenen kardeşleri onu, Mahzum oğullarından bazı Müslümanlarla, Iyaş bin Ebi Rebia ve Seleme bin Hişam'ın yanına hapsettiler.
Hz.Velid bin Velid, iman ettiği için senelerce hapis yattı. İslâmiyet'in azılı düşmanlarından amcası Hişam ile müşrik akrabalarından çok zulüm ve işkence gördü.
Resul-i ekrem efendimiz, müşriklerin zulmüne uğrayan Iyaş bin Ebi Rebia ile Ebu Seleme bin Hişam ve Velid için şöyle dua ettiler: "İlahi! Velid bin Velid'i, Seleme bin Hişam'ı, Iyaş bin Rebia'yı ve diğer mü'minleri kurtar. İlahi, Mudar'ı (Kureyş'i) daha beter eyle!. Bu yılları onlara Yusuf'un yıllarına benzet."
Hz.Velid, Resulullah efendimizin duası bereketiyle bir fırsatını bulup, bağlı bulunduğu yerden kaçtı. Medine-i münevvereye gelip, sevgili Peygamberimize kavuştu. Habibullah efendimiz, Iyaş bin Rebia ile Seleme bin Hişam'ın halini sorunca, onların ayaklarından birbirlerine bağlı olduklarını, şiddetli azab ve işkenceler altında kıvrandıklarını haber verdi.
Kainatın sultanı, onların haline çok üzülüp, kurtarılma çarelerini aradı. Kimin kurtarabileceğini sorunca, senelerce işkence altında kalmasına rağmen, Velid, büyük bir cesaret ve aşkla; "Ya Resulallah! Onları ben kurtarırım, sana getiririm" diye cevap verdi.
Tekrar Mekke'ye gelip, işkence gören Müslümanların yerini, onlara yiyecek götüren bir kadını takib ederek öğrendi. İkisi de tavansız bir binada hapisti. Hz.Velid gece, ölümü göze alarak büyük bir cesaretle duvardan inip, arkadaşlarının yanına vardı.
İman etmekten başka bir suçları olmayan iki mazlum, müşriklerce bir taşa bağlanıp; Arabistan'ın çöl havasındaki yakıcı sıcağında, her türlü zulme uğratılıyordu.
Velid, bu mübarek kardeşlerini kurtarıp, devesine bindirdi. Kendisi de yayan, yalın ayak Medine-i münevvereye, çok sevdiği Resulullah'ın yanına bir an önce varmak için yola çıktı. Onu çölün kavurucu sıcağı değil, Alemlerin efendisine kavuşmak aşkı yakıyordu.
Medine'ye aç, susuz, yalın ayak, üç günde geldi. Parmakları, taşların tahribatından param parça olmuştu. Hz. Velid bin Velid, kan revan içinde çok sevdiği Habibullah'a kavuştu.
Bedir zaferi, Müslümanları büyük bir sevince garketti. Müşrikler ise büyük bir üzüntü ve hüsrana düşmüşlerdi.
Habeşistan meliki Necaşi de Resulullah efendimizin muzaffer olduğunu işitince, hemen ülkesindeki Eshab-ı kiramın yanına gidip; "Allahü teâlâya hamdolsun ki, Resulünü Bedir'de muzaffer edip, zafer ihsan eyledi" diyerek müjde verdi. Hepsine hediye ve ikramlarda bulundu.