alblerine ateş düştü
Medineli Müslümanların kalblerine ateş düşmüştü artık... Tek düşünceleri, İslâmiyeti yaymak... Bütün planları bunun üzerine... En hızlı şekilde nasıl yayabilirlerdi hep bunun hesabını yapmakla meşguller...
Medine'nin ilk Müslümanlarından Es'ad bin Zürare hazretlerinin mensubu olduğu kabile reisi Sa'd bin Mu'az. Ayrıca onunla akraba .
O zaman Araplar arasında akrabaya karşı hakaretten kaçınmak adet olduğu için, daha iman etmemiş olan Sa'd bin Mu'az, Es'ad bin Zürare hazretlerinin İslâmiyeti yaymasına engel olmaktan çekindi.
Kendisi bir kabile reisi olarak buna el koymak istemiyordu. Bu maksadla ona kabilesinin ileri gelenlerinden Üseyd bin Hudayr'ı gönderdi.
Üseyd bin Hudayr, mızrağını alıp, hazret-i Mus'ab bin Umeyr'in bulunduğu eve gitti. Oraya varınca hiddetle konuşmaya başladı. Onlara:
İnsanları aldatıyorsunuz! Hayatınızdan olmak istemiyorsanız, bu işten vazgeçin, dedi.
Onun bu kızgın halini gören Mus'ab bin Umeyr;
- Hele biraz otur, sözümüzü dinle! Maksadımızı anla, beğenirsen kabul edersin. Yoksa engel olursun... diyerek, gayet yumuşak ve nazik cevap verdi.
Üseyd yumuşak davranılınca sakinleşip mızrağını yere saplayarak oturdu. Hazret-i Mus'ab'ın tatlı konuşması ile insanın kalbine işleyen sözlerini ve hoş sesiyle okuduğu Kur'an-ı kerim ayetlerini dinledi. Kendinden geçip;
- Bu ne güzel şey! diye söylendi. Bu dine girmek için ne yapmak lazımdır? dedi.
Anlattılar ve Üseyd bin Hudayr Kelime-i şehadet söyleyerek Müslüman oldu. Sevincinden yerinde duramayan hazret-i Üseyd;
- Ben gidip size birini göndereyim. Eğer o Müslüman olursa, Medine'de onun kavminden iman etmedik hiç kimse kalmaz, dedi.
Doğruca Sa'd bin Mu'az'ın yanına vardı. Sa'd bin Mu'az, onu görünce; "Yemin ederim ki, Üseyd buradan gittiği yüzle gelmiyor" dedi. Sonra da;
- Ne yaptın ya Üseyd? diye sordu.
Hazret-i Üseyd bin Hudayr, Sa'd bin Mu'az'ın Müslüman olmasını çok arzu ettiğinden;
- Mus'ab bin Ümeyr ile konuştum, onların bir fenalığını görmedim. Yalnız; duyduk ki, Beni Harise oğulları, teyzeoğlun Es'ad'ın böyle bir kimseyi evinde barındırmasından kuşkulanarak, onu öldürmek için harekete geçmişler, dedi.
Bu sözler, Sa'd bin Mu'az'a çok dokundu. Çünkü birkaç sene önce yapılan bir savaşta, Beni Harise oğullarını yenip, Hayber'e sığınmaya mecbur etmişlerdi. Bir sene sonra da affedip, memleketlerine dönmelerine izin vermişlerdi.
Buna rağmen onların böyle bir tavır takınmaları düşüncesi, Sa'd bin Mu'az'ı çok kızdırmıştı. Halbuki, aslında böyle bir durum yoktu. Bu bir hile idi.
Üseyd bin Hudayr, bu hileye başvurarak, Sa'd bin Mu'az'ın teyzesine ve oğlu Es'ad bin Zürare'ye dolayısıyla Mus'ab bin Umeyr'e zarar vermesini önlemek istemişti.
Böylece, onların tarafına geçmesine ve nihayet Müslüman olmasına zemin hazırladı.