irinci Akabe biatı
Artık Medine de nurlanmış, İslâm güneşi orayı da aydınlatmaya başlamıştı. Panayır için gelen, Hazrec kabilesinden altı kişi, Medine'ye kavimlerinin yanına dönünce, hemen İslâmiyet'ten ve Peygamber efendimizden anlatmaya; halkı, İslâm dinine girmeleri için davete başladılar.
Hatta öyle oldu ki; Medine'de içinde Peygamberimizin ve İslâmiyet'in konuşulmadığı bir ev kalmadı. Böylece İslâmiyet, Hazrec kabilesi arasında yayıldığı gibi, Evs kabilesinden bazı kimseler de Müslüman oldular.
Akabe'deki görüşmeden sonra, ertesi sene Es'ad bin Zürare ve İslâmiyet'i kabul eden on iki arkadaşı, hac mevsiminde Mekke'ye geldiler. O sene, müşrikler, Müslümanlara her senekinden daha fazla eza ve cefada bulunuyorlardı.
Resulullah efendimizi devamlı takib ediyorlar, O'nunla konuşan herkese işkence yapıyorlardı. Bunu öğrenen Medineliler, Peygamberimizle gece vakti Akabe'de görüşmek üzere söz aldılar.
Gece olunca buluştular. Bağlılıklarını arzedip, bütün emir ve isteklerine teslim olacaklarına söz vererek, bi'at ettiler, sözleştiler. Bu sözleşmede;
"Allahü teâlâya ortak koşmayacaklarına, zina yapmayacaklarına, hırsızlık etmeyeceklerine, iftiradan kaçınacaklarına, ayıplanmak ve rızık korkusuyla çocuklarını öldürmeyeceklerine" dair taahhüdde bulundular.
İkisi Evs kabilesine, diğerleri de Hazrec kabilesine mensub olan bu 12 kişinin reisi Es'ad bin Zürare idi. Sevgili Peygamberimiz, bu on iki kişiyi kabilelerine temsilci yaptı. Bunlar, kabilelerine İslâmiyet'i anlatıp, onlar adına Resulullah efendimize karşı kefil olacaklardı. Es'ad bin Zürare de, hepsi adına temsilci tayin edilmişti.
İlk Akabe sözleşmesinde bulunanlar şunlardı:
Malik bin Neccar oğullarından Es'ad bin Zürare, Avf bin Haris, Mu'az bin Haris, Züreyk bin Amir oğullarından Rafi' bin Malik, Zekvan bin Abdikays, Ganm bin Avf oğullarından Ubade bin Samit, Gusayna oğullarından Yezid bin Sa'lebe, Aclan bin Zeyd oğullarından Abbas bin Ubade, Haram bin Ka'b oğullarından Ukbe bin Amir, Sevad bin Ganm oğullarından Kutbe bin Amir, Abdüleşhel bin Cüşem oğullarından Ebü'l-Heysem Malik bin Teyyihan ve Amr bin Avf oğullarından Üveym bin Saide .
Bu sözleşmeden sonra, Medine'ye dönen hazret-i Es'ad ve arkadaşları, kabilelerine gece-gündüz İslâmiyet'i anlatarak hak dine davet ettiler. Bu davet neticesinde, İslâmiyet, Medine'de sür'atle yayılmaya başladı. Öyle ki, daha önce birbirlerine düşman olan Evs ve Hazrec kabileleri bir araya gelmiş, İslâmiyet'i daha iyi öğrenebilmek için Resulullah efendimizden bir muallim istemişlerdi.
Resul-i ekrem efendimiz de, Kur'an-ı kerimi ve İslâmiyet'i öğretmek için, Mekke'deki Eshabından hazret-i Mus'ab bin Umeyr'i hoca olarak Medine'ye gönderdi.
Mus'ab, hazret-i Es'ad'ın evinde kaldı. Onunla birlikte ev ev dolaşarak herkese İslâmiyet'i duyurdular.
Resulullah'ın sevgisini ve O'nu, bütün düşmanlarından korumak için canla başla çalışacaklarına söz vermelerini istediler. Onları, Resulullah ile yapılacak bi'ata, sözleşmeye hazırladılar.