ütün yazılar yok oldu
Uyguladıkları boykot neticesinde Müslümanların içine düştükleri sıkıntının aynısı kendi başlarına da gelince müşrikler ne yapacaklarını şaşırdılar...
Yaptıkları zulüm ve işkenceleri bir kenara bırakarak, Resulullah efendimize yalvarmaya başlamışlar...
Peygamber efendimiz, yaptıklarını yüzlerine vurmadı, "iman edeceğiz" sözleri üzerine de mübarek ellerini kaldırarak cenab-ı Hakk'a dua eyledi.
Allahü teâlâ, Habibinin duasını hemen kabul edip, Mekke üzerine bol bol yağmur göndermiş, topraklar suya kanmış ve bitkiler yeşermeye başlamıştı. Müşrikler kuraklık ve kıtlıktan kurtulmalarına rağmen, verdikleri sözü unutarak küfürde yine ısrar ettiler...
"İman edeceğiz" sözlerinden dönüp yine zulme başladılar. Allahü teâlâ, bir gün Peygamber efendimize vahiy ile; Kabe'de asılı bulunan sahifeye bir ağaç kurdunu (güvesini) musallat ettiğini ve güvenin "Allah" isminin yazılı olduğu yerlerden başka diğer kısımları yediğini bildirdi.
Peygamber efendimiz de amcası Ebu Talib'e;
- Ey Amca! Benim Rabbim, Kureyşlilerin sahifesine ağaç kurdunu musallat etti. Allahü teâlânın isminden başka onda belirtilen zulüm, akraba ile ilişiği kesme, bühtan... gibi şeylerden hiç birini bırakmadı, hepsini yok etti, buyurdu.
Ebu Talib sordu:
- Bunu sana Rabbin mi haber verdi?
Peygamber efendimiz cevap verdi:
- Evet!..
Ebu Talib:
- Ben şehadet ederim ki, sen ancak doğru söylersin, dedi.
Hemen giyinip Kabe'ye gitti. Müşriklerin ileri gelenleri orada oturuyorlardı. Ebu Talib'in geldiğini görünce;
"Her halde Muhammed'i bize teslim etmek üzere geliyor!.." dediler.
Ebu Talib, yanlarına vararak seslendi:
- Ey Kureyş topluluğu! Hiç bir zaman yalan söylememiş olan kardeşimin oğlu, yazmış olduğunuz sahifedeki Allahın isminden başka bütün yazıları bir ağaç kurdunun yediğini haber verdi. Haydi aleyhimizde yazdığınız kağıdı getirin de görelim!.. Eğer bu söz doğru ise, yemin ederim ki, hepimiz ölünceye kadar O'nu korumaya devam edeceğiz. Artık siz de bu zulüm ve kötü davranışınızdan vaz geçiniz!..
Müşrikler heyecanla Kabe'nin duvarından sahifeyi indirip getirdiler. "Bismike Allahümme"den gayri bütün yazıların silinmiş olduğunu gördüler. Müşrikler ne diyeceklerini ve ne yapacaklarını şaşırdılar. Üç senedir devam eden unutulmaz acıları bırakarak, gönüllerde derin yaralar açan bu şiddetli muhasarayı kaldırdılar. Fakat düşmanlıklarından bir türlü vazgeçmediler, üstelik daha da sertlik gösterdiler...
Bütün bu düşmanlıklarına rağmen İslâmiyet süratle yayılıyor; sevgili Peygamberimiz Muhammed aleyhisselam, cahiliye devrinin zulmetinden bunalan insanları kurtarmaya çalışıyor ve hakiki saadete kavuşturuyordu.
Bu saadete kavuşanlar, kavuştukları büyük nimete şükrediyorlar, müşriklerin hakaretleri ve işkenceleri karşısında asla yılmıyorlardı.