anyal aleyhisselamın rüya tabiri
Ka'bul Ahbar anlatır: Buhtunnasar birçok zulümden sonra korkulu bir rü'ya gördü ve gördüğü rü'yayı unutdu. Kahinlerini ve sihrbazlarını toplayıp, rüyasının tabirini sordu. Onlar da rüyanı söyle ki tabirini yapalım, dediler.
Buhtunnasar onlara kızıp, ben sizi böyle günler için tutarım. Size üç gün müddet veriyorum. Eğer rü'yamı bilip ta'bir edemezseniz, hepinizi öldürürüm, dedi.
Bu haber halk arasında yayıldı. O sırada Peygamberlerden Danyal aleyhisselam Buhtunnasarın hapsinde idi. Zindancıya dedi ki: "Buhtunnasara söyle, ben hem rü'yasını hem de ta'birini biliyorum."
Zindancı haber verdi. Bunun üzerine zindandan çıkarılıp, Buhtunnasarın yanına götürüldü. İçeri girince secde yapmadı, Buhtunnasarın huzuruna girince, secde yapmak o kavmin adetlerinden idi.
Buhtunnasar içerde bulunanlar dışarı çıksın, dedi. Sonra Danyal aleyhisselama niçin secde etmedin diye sordu. O da şöyle cevab verdi: Rabbim bana, başkasına secde etmemem şartıyla rü'ya ta'biri ilmini öğretdi. Eğer sana secde edersem o ilmi benden alır. Senin rü'yanı ta'bir edemem ve beni öldürürsün. Sana secde etmemekden dolayı gelecek sıkıntı, secde etmekden dolayı gelecek sıkıntıdan daha kolaydır, hafifdir. Sana secde etmemem hem benim için hem de senin için iyi olacağı için secde etmedim, dedi.
Bunun üzerine Buhtunnasar, Sen Rabbinin ahdine vefa ettiğin için sana itimad edilir. Rabbinin ahdine vefa eden kimse iyi kimsedir. Benim rü'yamın ta'birini biliyormusun dedi.
Bunun üzerine Danyal aleyhisselam ona şöyle dedi: Sen rü'yanda bir put gördün. Üst tarafı altından, ortası gümüşden, uçları bakırdan, topukları demirden, ayakları saksıdan idi. Sen bu puta hayretle bakıp, seyrederken aniden gökden bir taş düşdü. O putun başına isabet edip, onu toz haline getirdi.
O altın, gümüş ve saksı birbirine öyle karışdı ki, insanlar ve cinler bir araya gelseler onları birbirinden ayıramazlardı. Bir rüzgar esse darmadağın olacak haldeydi. Sonra gördün ki, o taş büyüdü, büyüdü ve bütün yer ve gökyüzünü kapladı. O taştan başka birşey görmedin.
O gördüğün put çeşitli ümmetlerdir. Altın kısmı senin içinde bulunduğun ümmet, gümüş kısmı senden sonra oğlunun hakim olacağı ümmettir. Bakır rumlar ve demir Faris ehlidir. Saksı kısmı ise, rumlara ve acemlere padişah olacak iki kadındır.
Gökten inen ve o putu toz haline getiren taş ise ahır zamanda gelecek olan bir dindir. Allahü teâlâ arablar arasından bir Peygamber gönderecekdir. Onun dini bütün dinleri yürürlükden kaldıracak ve bütün yeryüzüne yayılacakdır.
İsrail oğulları, memleketleri Buhtunnasar tarafından istila edilip ve zulme uğradıkları için, memleketlerini terk ettiler. Bunlar arasında Hazret-i Harunun evladlarından bir gurub, Tevrat'ta Muhammed aleyhisselamın medh edildiğini ve Onun Arabistanda hurma ağaçlarının çok olduğu bir yerde bulunacağını okudular.
Bu sebeble Şamdan çıkıp, Yemene kadar bütün beldeleri dolaştılar. Tevrat'ta okuduklarına uygun yer olarak Medineyi buldular ve orada yerleştiler. Muhammed aleyhisselamın zuhur etmesini ve Onu görmekle şereflenmeyi ümmidle beklediler. Fakat ömrleri yetmedi. Evladlarına O'na kavuşur ve görürseniz İman ediniz diye vasıyyet ettiler.