ünnetin Bazı Hükümleri Tahsisi
Kur’ân-ı Kerim’de mirasdan umûmi olarak bahsedilir ve: “Allah size çocuklarınız hususunda vasiyette bulunuyor” (hakikî manâsı itibariyle, farz kılıyor): Erkeğe, iki kadının payı kadar vardır (yani, erkeğe iki, kadına bir hisse verilir” (Nisâ/11) buyrulur. Umûmî manâda, nebî olsun velî olsun, safiy olsun, mukarreb olsun, herkes bu âyetin şümûlüne dahildir. Ancak, Efendimiz’in rihletlerinde, kızı Hz. Fatıma, Hz. Ebû Bekir’den babasının mirasını almaya geldiğinde, Rasûlullah’ın Halifesi (ra) kendisine, Rasûlullah’tan duyduğu şu hadîs-i şerifi okudu: “Biz peygamberler topluluğu geriye miras bırakmayız. Bizim bıraktığımız, ancak sadakadır.” Bu hadîs-i şerifiyle Efendimiz (sav), Kurân’ın umûmî bir hükmünü tahsis etmiş olmaktadırlar.

Aynı şekilde: “Katil mirasçı olamaz” hadîsi de, katilin mirasçı olamayacağını, meselâ, babasını öldürenin babasından, amcasını öldürenin amcasından, dayısını öldürenin dayısından, kardeşini öldürenin de kardeşinden miras alamayacağını hükme bağlayarak, Kur’ân-ı Kerim’in mirasla alâkalı umumî hükmünü bu noktadan tahsis etmiştir.