şsiz Mahviyeti
Bir gün ashâbıyla oturmuş, yemek yiyordu. Oradan geçmekte olan bir kadın, O’na laf attı: “Oturmuş da köle gibi yemek yiyor” dedi. Ve Allah Rasûlü tavrını değiştirmeden cevap verdi: “Evet benden güzel köle mi olur! Ben Allah'ın (cc) kölesiyim.” Sonra bu kadın aynı yüzsüzlüğüne devam ederek: “Kendisi yiyor da bana yedirmiyor”, dedi. Allah Rasûlü onu da sofraya buyur etti. Kadın: “Hayır” dedi, “ben senin ağzındaki lokmayı istiyorum.” Allah Rasûlü ağzındaki lokmayı çıkardı ona verdi.. orada bulunanlar yemin ederek söylüyor ki, o kadın ağzına bu lokmayı koyduğu andan itibaren Medine’nin en iffetli kadınlarından biri haline geldi...

Yine bir gün karşısında titreyen adama baktı ve şöyle buyurdu: “Kardeşim titreme! Ben de senin gibi kuru ekmek yiyen bir kadının çocuğuyum...”

Melek geldi ve sordu: “Kul peygamber mi, melîk peygamber mi olmak istersin?” Cibril kulağına fısıldadı: “Rabb’ine karşı mütevazi ol!” Ve, Allah Rasûlü cevap verdi: “Bir gün aç yatıp tazarru eden, diğer gün tok olup şükreden bir kul peygamber olmak isterim...”

Bütün bunlar olurken, dünyanın dört bir yanından gelen ganimet ve hediyeler O’nun ayaklarının altına seriliyordu. Fakat O, şahsı adına bunların bir zerresinden bile istifadeyi düşünmüyor, gelenlerin hepsini ashâbına dağıtıyordu. O’nun bu tavrı; bütün bir hayat boyu hiç mi hiç değişmemişti. Daha ne diyeyim, Mekke fethinde başını o kadar eğmişti ki, arşa değen baş, orada semerin ka’şına değecek kadar eğilmişti...

Sa’d b. Muâz (ra) gelirken, yanındakilere: “Efendiniz için ayağa kalkın” diyordu . Halbuki sahâbe ne zaman O’nu görse ve ayağa kalksa: “Acemler gibi ayağa kalkmayın” hitabıyla karşılık veriyordu.

Mi’rac esnasında bütün peygamberlere imam olmuş ve onlara namaz kıldırmıştı. Ancak bu mazhariyet, O’nu yine değiştirmemiş.. ve: “Beni, Musa b. İmran’a (as) tafdîl etmeyin” demişti. Ve bir başka seferinde de: “Beni, Yunus b. Mettâ’ya (as) tafdîl etmeyin” diyecekti...

Gayb âlemine ait perdeler, nice kere O’nun gözünün önünden kalkmış ve O verâların verâsını müşahede etmişti. Ancak Hz. Aişe’nin (ra) odasında ilâhî söyleyen cariyeler: “Bizim aramızda öyle bir Nebî var ki, yarın ne olacağını bilir” dediklerini duyunca, onları derhal susturmuş: “İlle de bir şey söyleyecekseniz, doğruyu söyleyin” buyurmuştu.

Evet, bir ömür boyu âhenk ve tavırlarını değiştirmeyen tek bir insan, tek bir lider vardır; o da hiç şüphesiz, Hz. Muhammed Mustafa’dır (sav).