ir Liderde Olması Gereken Hususiyetler
Karar Vermede Sürat ve Sıhhat

1. Her lider, seri ve sıhhatli karar verme özelliğine sahip olmalıdır.

Karar verme, yapılacak işlerin esası mesabesindedir. Ancak, her karar isabetli olmadığı gibi, vakitsiz de olabilir. İster gecikme isterse erken verilen kararlar, asla isabetli kararlar değildir. Onun için, bir liderin aldığı kararı, sıradan bir karar olmaktan kurtaran husûsiyet, zamanında ve isabetli alınmış olmasında aranmalıdır.

Çok ani karar verilmesi gereken hayatî anlar vardır. Lider, bu anlarda, sıradan insanlardan ayrılır ve kendi buudunu yaşar. O keskin zekâsıyla âniden karar verir, verdiği karar da tam isabetlidir. Halbuki ekseriyetle acele verilmiş kararlar isabetten uzak olurlar. Çünkü, isabet ve acele birbirinin zıttı dır. İki zıt ise bir arada zor bulunur. İşte bu zor anın adamı liderlerdir. Onlar bu zıtları çok kolay bir araya getirebilirler.

Fıtrî Şecaat ve Cesaret

2. Her lider, fıtrî ve yaratılıştan bir şecaat ve cesarete sahip bulunmalıdır.

Cesur olmayan lider olamaz. Lider, gözü kara, yüreği de pek olmalıdır. Zaman gelir o, tek başına kalabilir. Fıtrî cesareti, onu işte o anda zilletten kurtarır. Dâvâsını ve idealini yalnız göğüsleme zorunda bulunduğu böyle bir anda lider, arkasında binlerce insan var gibi davranabilmelidir ki, varılması gereken hedefe ulaşabilsin.

Evet, lider asla ölümden korkmamalıdır. Her şeyden korkan, ürken, saklanmada lider olabilse de, sevk ve idarede asla lider olamaz...

İrade İnsanı

3. Lider asla gevşemeyen bir irade insanıdır. O’nun, kararından dönmesi veya inancından taviz vermesi kat’iyen düşünülemez. Ümit onun ayrılmaz dostu, ye’s ise, rüyalarına dahi misafir etmeyeceği baş düşmanıdır. Karşısındaki engel, ancak sonsuzlukla ifade edilebilecek cehennem dahi olsa, lider onu rahatlıkla atlayıp geçebilecek bir metafizik gerilime sahip olmalıdır. Zaten başka türlü kitleleri nasıl cezbedip arkasından sürükleyebilecektir ki? Evet, lider, tersyüz edilemeyecek bir irade insanıdır.

Mes'uliyetini Bilme

4. Lider, mes’uliyetinin şuurunda olan insandır.. ve sorumluluk duygusu onun ayrılmaz bir parçasıdır. Etrafında-kiler teker teker dağılsa, o yine bu sorumluluk duygusuyla tek başına ideali olan o ağır yükü omuzlayıp götürmeye çalışır. Evet o, kendisinin bu denli mes’ûl olduğuna inanır. Hiçbir engel ondaki bu inancı zaafa uğratamaz. Öyle ki mes’uliyet duygusu âdetâ onda, bir fikr-i sabittir.

İleri Görüşlülük

5. Lider, ileri görüşlü ve zaman üstü olmak zorundadır. O seneler sonra vukû bulacak istikbâle ait bütün hâdiseleri, mâzide olmuş hâdiseler berraklığıyla gören sezen ve vereceği hükümleri bu anlayış içinde veren insan demektir. Yoksa bugün söylediklerini yarın ve yarınlar nakzediyorsa, o aklı başında insanlar için hiçbir zaman inandırıcı olamaz.

Lider, ileriyi görmelidir ki, vereceği kararlar da nihaî olsun. Yoksa, hâdiselerin yelpazesine göre karar vermek mecburiyetinde kalır ki, o da müntesipleri arasında daima fikir ayrılıklarına ve düşünce farklılıklarına sebep olur. Bu ise, sürekli yıkım getirir. Daha önce bir araya gelmiş ve bir cemaat meydana getirmiş insanlar, her an değişen kararlar karşısında cemaat olma keyfiyetini kaybederse, ayrı ayrı fikir ve düşüncenin bağlısı fertler durumuna düşerler. Öyle ise lider, ferâset ve basiretin süt kardeşi olmalıdır..

Ruhta İstikrar

6. Lider, ruhunda istikrarlı olan insandır. O hiçbir hadise karşısında vaziyet değiştirmeyecek kadar sağlam karakterlidir. En büyük muvaffakiyetlerinde mağlup bir insanın ruh haletini sergiler, yenilgilerini de nefis muhasebesi adına değerlendirir.

Lider, nefsaniyet çeperini aşmış ve işin başındaki sadeliğini, hayatının sonuna kadar sürdürebilmiş bir bahtiyardır. O hayatını adetâ bir musikî ahengi içinde yaşar ve başladığı her işi başladığı perdede bitirir. Hatta Mustafa İsmail’in, Kur’ân tilavetinde yaptığı gibi- iyi bir lider, hayatını daha bir üst perdede noktalar. Merhûm Mustafa İsmail, Kur’ân-ı Kerîm okumada eşine az rastlanan böyle bir performans gösterirdi. Çok defa başladığı perdenin üstünde okumasını bitirirdi; ki zannediyorum az insana nasip bir mazhariyettir.

Şüphesiz bir liderin bu özelliğe sahip olabilmesi için onda, çok engin bir tevazu anlayışının bulunması gerekir. Böyle olmalıdır ki, ilk günlerini ve ilk arkadaşlarını unutmasın!

İnsan Sarrafı

7. Lider, insan sarrafıdır. O idaresi altındaki insanları herkesten çok daha iyi tanır. Kimi nerede, ne kadar ve ne maksatla kullanacağını; kime hangi işi gördüreceğini bilmeyen ve bunda isabet kaydetmeyen insan, kat’iyen iyi bir lider olmak şöyle dursun, sıradan bir idareci bile değildir.

Lider bir işe en layık kim ise onu en iyi tespit eden ve vazifelendirdiği insanları sonuna kadar aynı işte tutabilen yaptığı bu icraatında geriye adım atmaya zorlayacak herhangi bir pürüzle karşılaşmayan insandır ki, o, adetâ istîdat ve kabiliyetleri tartan bir mihenk taşıdır ve yanılma payı da beşer olduğunu hatırlatacak kadar azdır.

En Sevgili İnsan

8. Lider, ra’iyetinin her ferdi, kendini ona en sevgili bilecek kadar insanları seven ve onlar tarafından da aynı ölçüde sevilen seçkin ruhtur. Hem onun ra’iyyetine, hem de ra’iyyetinin ona güveni tamdır.

Töhmet Örsüne Yatmamış

9. Lider, hayatının hiçbir devresinde töhmet örsüne yatmamıştır. Onun için, onun istikbâlinde tenkit çekicinden sızlanacağı tek hâdise yoktur. Onun mazisi yaşadığı gün kadar aydınlıktır evet, kim hangi garaz veya iyi niyetle araştırırsa araştırsın, onun mazisinde, yüzünü kızartacak bir tablo bulamaz. Bütün dünya hasım kesilse iftira veya yalana başvurmadıkça onun iffet ve ismetine toz konduramazlar; onun hayatı hep istikamet içindedir.

Çok Yönlülük

10. Lider, çok yönlü bir insandır. Ve, her yönüyle de cemiyet içinde temayüz etmiştir. Onun karakter dünyasında zaaftan eser yoktur. Bütün irdelemeler sadece onun bu yönünü göstermeye hizmet eder..

Cihan tarihinin kaydettiği efsânevî liderler vardır. Fakat bunların hiçbirinde, yukarıda sıraladığımız hususiyetlerin bütününü görmek mümkün değildir. Hatta birkaçını dahi, kendinde toplamış lider sayısı oldukça azdır.

Büyük İskender, Anibal, Napolyon, Hitler ve bizim cephemizden, Fatih, Yavuz, Yıldırım, Celâleddin-i Harzemşah, Selahaddin-i Eyyûbî, Tarık b. Ziyad ve kırk yıl Rus’a karşı kavga veren Şeyh Şâmil gibi büyük dâhî ve liderler, elbette kendi çaplarında büyüktürler; ancak, yukarıda sıraladığımız maddeler zâviyesinden bir değerlendirmeye tâbi tutulacak olurlarsa, bunlardan hiçbirinin Liderler Lideri Hz. Muhammed Aleyhisselâm’ın sözü edildiği yerde, isimlerinden bile bahsedilemez.

Evet, yeryüzünde bütün hususiyetleri ve onda bulunması gereken bütün özellikleri en üst seviyede ve eksiksiz nefsinde toplayan tek bir lider ve bir tek önder vardır; o da hiç şüphesiz Hz. Muhammed Mustafa’dır (sav). Öyledir, çünkü O Resûlullah’tır. Yaptığı bütün icraatı, Cenâb-ı Hakk’ın te’yîdi altında gerçekleştirmektedir.