lçiler
Huzâa kabilesi, Müslümanlığı kabul etmemekle beraber Müslümanlarla müttefik idiler. Mekkelilerin hazırlıklarını onlar da duymuşlardı. Birkaç kişi gelip, durumu Allah Rasûlü’ne haber verdiler. Heyet arasında Büdeyl b. Verka da vardı. Bu zât ancak Mekke’nin fethinden sonra Müslüman olmuştu. Efendimiz, bu zata itimat ettiği için, onu Mekkelilere göndermiş ve gayesinin sadece umre olduğunu onlara bildirmesini emretmişti.

Büdeyl, Mekkelilere Allah Rasûlü’nün mesajını iletti. Urve b. Mesud es-Sakafî de dinleyenler arasındaydı. Söylenenleri gayet makûl bulmuştu. Gidip Allah Rasûlü’yle görüşmek teklifini ileri sürdü ve Mekkeliler onu böyle bir vazife ile Allah Rasûlü’ne gönderdiler.

Elçi Osman (ra)

Bundan sonra Kureyş’e bir başkasının gönderilmesi gerekiyordu. Hz. Ömer’e (ra) teklif edildi. Ancak, Mekke’de Ömer’in düşmanı çok, dostu ise hiç yoktu. Onun gönderilişinin sulh adına bir faydası olacağı şüpheliydi. O, bu kanaatını Allah Rasûlü’ne bildirince, Hz. Osman’ın (ra) gönderilmesine karar verildi.

Kureyşliler Hz. Osman’ı yakalayıp hapsettiler. Bir ara onun öldürüldüğü şâyiası bile duyuldu. Gelmesi gecikince, bu şâyianın doğruluğu kanaatine varıldı. Bunun üzerine, Allah Rasûlü, Müslümanları biata çağırdı. Kendisi bir ağacın altında oturmuştu ve gelip gelip biat ediliyordu. Daha sonra bu ağaca “Rıdvan ağacı” dendi. Rıdvan ağacı, Hz. Ömer döneminde kesilmişti; zira Hz. Ömer (ra) bu ağaca kutsiyet atfedilmesinden korkuyordu.