escidde Bevleden Şahsa Karşı Tutumu
Buharî, Müslim, şu vakayı naklediyorlar: “Bir gün Allah Rasûlü mescidde oturuyorlardı. Bir bedevi içeriye girdi; ihtimal Efendimiz’e bir şeyler sorup öğrenecekti. Fakat bu adam gitti ve mescidin bir tarafına idrar etmeye durdu. Oradakiler, diye müdahale etmek istediler. (Arapça’da bu, ‘dur, yapma!’ demektir.) Allah Rasûlü “Adamı bırakın ve idrarını kestirmeyin” buyurdu. O bir bedevi idi. Kalkıp onu dövebilirlerdi. Ne var ki, bedeviye karşı böyle bir muamele de bedevice olurdu. Allah Rasûlü’nün ashabı bedevi değildi. Sonra buyurdular ki: “Gidin bir kova su getirip idrarın üzerine dökünüz; su o pisliği alır götürür orası da temizlenir.” Evet, bidayette, büyük çoğunluğu itibariyle, caminin içine bevledecek kadar böyle bedevi ve vahşiydi. İşte bu bedevi insanlardan, o ideal cemaati çıkarmıştı. kim bilir belki de o bedevi, Tarık bin Ziyad, Şurahbil bin Hasene veya Ukbe’nin babasıydı...