stiğna İnsanı
İmâm Müslim ve İbn Mâce, Avf bin Malik’ten naklediyorlar: Avf b. Malik diyor ki:“ Bir gün Allah Rasûlü’nün huzurunda bulunuyorduk.. ve hepimiz 9-10 kişi kadardık. Bize: ‘Biat edin’ buyurdular. Hepimiz hayret etmiştik. Biz şimdiye kadar birçok defa biat etmiş değil miydik? Ve sorduk: ‘Ey Allah’ın Rasûlü! Hangi şey üzerine biat edelim?’ Cevap verdiler: “Allah’a kulluk edip O’na hiçbir şeyi ortak koşmamak, beş vakit namazı tastamam kılmak ve insanlardan hiçbir şey istememek üzere biat edin!”

Bu son cümleyi söylerken, sesini iyice düşürmüş ve sanki başkalarına duyurmamak için gayret gösteriyordu. Belli ki, başkasının duymasını istemiyordu.

İhtimal, duyulsaydı, bu sahabiler mahcup olabilirlerdi. Allah Rasûlü, olabildiğince hassas bir insandı. Arkadaşlarına karşı hiçbir zaman perdeyi yırtmamıştı.

Ve seneler geçiyor; bu insanlardan birçoğu fakir düşüyor. Fakir düşüyor ama, istememe mevzuunda öyle ince eleyip sık dokuyorlardı ki, atının üzerinde giderken, kamçısı ye-re düşse, oradan geçmekte olan birine “şu kamçıyı bana ver” demeyi dahi tese’ül saydıklarından demiyorlardı. Muhtemel böyle bir söz verdikten sonra bunlardan hiçbiri kimseden bir bardak su bile istememişlerdi.

İmâm Buhârî, Sahîh’inde anlatıyor: “Hakim b. Hizam, Allah Rasûlü’ne geldi ve bir şey istedi. Allah Rasûlü ona, istediğini verdi. Ancak Hakîm’in istemesi bitmedi. Aynı anda birkaç kere daha isteğini tekrar etti.. ve Allah Rasûlü de, o ne istediyse verdi. Sonra da şöyle buyurdu: ‘Bu dünya tatlıdır, şirindir, güzeldir, yemyeşildir. Çoğunuz bu cezbeye kapılıp gidebilirsiniz. Fakat istemeden size verilirse mübarek olur. İstediğinizden dolayı verilirse size yük olur ve minnet altında kalırsınız. Sakın istemeyiniz!’ Daha sonra bu zat dilenecek durumlara düştü ama, ne Hz. Ebu Bekir, ne de Hz. Ömer, değil sadaka ve zekat, ganimetten gelen “hums”tan dahi ona bir şey kabul ettiremediler. “Hayır” diyor ve almamada diretiyordu.”